Connect with us

Haberler

ZyXEL Türkiye, istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ediyor

Published

on

İş ortaklarıyla katma değer yaratarak en kaliteli servisleri en iyi şartlarda son kullanıcıya ulaştıran ZyXEL, 2013 yılında kurumsal, bireysel ve telekom ürünleri tarafında yüzde 30 büyüme kaydetti. Zengin ürün portföyü ile akıllı ev – ofis pazarın ave KOBİ’lere odaklanacak olan ZyXEL,  2014 yılında ise müşterilerine sunduğu ürünlere ek olarak danışmanlık hizmetleri ile de fayda sağlamayı ve ülke ekonomisine katkıda bulunmayı hedefliyor.

ZyXEL

Üst düzey tam operasyon yerel şirket olarak faaliyetlerini sürdüren ZyXEL Türkiye, aynı zamanda Ortadoğu ve Afrika bölgesinin servis ve destek merkezi konumunda. Pazara her zaman endüstri lideri teknolojileri en iyi şartlarda sunan firma, donanımdan yazılıma ürünlerini müşterilerinin ihtiyacına göre geliştiren ölçeklendiren yapısıyla dikkat çekiyor. Sunduğu kablolu ve kablosuz internet erişim çözümleriyle benzersiz ve zengin bir ürün portföyüne sahip ZyXEL, 2013’te yüzde 30 büyüdü. Yeni ürün ve çözümleriyle başarılı bir yılı geride bırakan ZyXEL, istikrarlı ve başarılı çizgisini sürdürmeye devam ediyor. Firma 2014 yılında 2 kat büyümeyi hedefliyor.

Yüksek performanslı ve güvenlikten ödün vermeyen çözümler

Network alanında yeni eğilimleri sektörle tanıştırmaya ve ihtiyaçları en iyi şekilde belirleyerek en kaliteli ürünü, en uygun değerde müşterilerine ulaştırdıklarını söyleyen ZyXEL Türkiye Genel Müdürü Türkiye Vefa Tarhan, “Değişen iş ortamları, yeni iletişim aygıtları ve son kullanıcıların gittikçe yükselen beklentileri uzaktan erişim çözümlerine olan talebi artırdı. İşletmeler,  verimliliğe,  maliyet tasarrufuna ve rekabette bir adım önde olmaya odaklanmış durumdalar. Büyük veri, bulut bilişim, güvenlik ve mobilite kavramları ön plana çıkan konular arasında. Yeni eğilimlerin tamamını kapsayan ve bizi farklı kılan ürün çeşidine sahibiz. Yüksek performanslı ve güvenlikten ödün vermeyen çözümlerimiz, hizmet sürekliliğini garantiliyor.” dedi.

Kurumsal ürün çeşitliliği artmaya devam etti

2013’ün kendileri için başarılı bir yıl olduğunu söyleyen ZyXEL Türkiye Genel Müdürü Türkiye Vefa Tarhan, kurumsal ürünlerdeki varlıklarını büyütmeye devam ettiklerini aktardı ve ekledi: “Türkiye ofisimiz 6. yılında da başarılı çizgisini sürdürmeye devam etti. ZyXEL olarak yıllarca kaliteli çözümlerimizi,  gerek ürün, gerek servis olarak iş ortaklarımızla beraber uygun şartlarda sunarak, pazarın büyümesi için önemli katkıda bulunduk. Komple iletişim ve internet erişim çözümleri sunma kabiliyetine sahip ZyXEL olarak, güncel teknolojiyi, akıllı ve uçtan uca olacak şekilde kullanıcılara aktarabiliyoruz. Tüm ürünlerin ve çözümlerin, en yüksek değerle, üründen servise en iyi fiyat-kazanç olanağı ile sunabilmemiz bizi farklı kılıyor. Temel değerimiz yenilikçilik olduğu için, motivasyonu yüksek, farklı, bağımsız düşünceye ve orijinalliğe inanan çalışanlardan oluşan bir ekibe sahibiz. Tüm bu avantajlarımızla birlikte 2013 yılında toplamda kurumsal, bireysel ve telekom ürünleri tarafında yeni çözümlerle beraber yüzde 30 büyüdük.”

ZyXEL zengin ürün çeşidi ile akıllı ev ve akıllı ofis pazarına odaklanacak

Yaklaşık 10 Milyar Dolar’lık hacme sahip Akıllı Ev ve Akıllı Ofis pazarının yapılan yatırımlar ile ivme kazanmaya başladığını belirten Tarhan, “2014 yılında küresel anlamda 13,4 Milyar Dolar’lık büyüklüğe ulaşılacağı düşünülen bu pazarın önümüzdeki 10 yıl içerisinde kendi içerisinde farklılaşarak hizmet çeşitliği sunması ve en önemlisi yaygınlaşarak modern konutların vazgeçilmezi olması bekleniyor. Güvenlik, iklimlendirme, ışıklandırma, eğlence, enerji yönetimi, sağlık gibi ana başlıkların altında hizmet çeşitliliğinin artarak devam etmesi öngörülüyor. IP teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte akıllı ev konseptinin gelişiminde oldukça önemli bir role bürünen TV, ürün ve hizmet siparişinin yanı sıra, internet bankacılığı ve internet üzerinden video izlemek için de kullanılabiliyor. Pazarda yer alan ürün ve çözümlerimiz; hem akıllı ev, hem de akıllı ofis konseptlerinde kullanılabiliyor. Zengin ürün çeşidimizle akıllı ev ve ofis segmentine odaklanacağız. ZyXEL Türkiye’nin sahip olduğu entegrasyon gücü ile akıllı evlerin yaygınlaşmasında büyük rol oynayacağına inanıyoruz.” dedi

KOBİ’ler için zengin ürün portföyü

Haberleşmede, telekomda ve ev elektroniğinde hızla büyümeye devam edeceklerini vurgulayan Tarhan,  KOBİ’ler için geniş bir ürün yelpazesine sahip olduklarını belirtti: “KOBİ’ler için son derece geniş bir portföye sahibiz. Giriş seviyesi ağ anahtarlarından, en üst seviye anahtar ve uygulama kontrol sistemi firewall (güvenlik duvarı) ürünlerine, ağ depolama ünitelerinden kişisel Bulut Multimedia sunuculara ve her alandaki DSL Router’dan fiber geniş bant Router’lara kadar oldukça geniş ürün yelpazemiz bulunmakta. İnternet erişiminde servis modeli ne olursa olsun, hızlı ve güvenli çözüm sunan ürünlerimiz mevcut. En yüksek ürün esnekliği ve en iyi fiyat-performans değerlerine sahibiz. KOBİ’lerimiz ZyXEL ürünlerine ihtiyaçlarına göre en ekonomik bedeli ödeyerek sahip olabiliyor.”

ZyWALLUSG-UTM (Tümleşik) güvenlik çözümleri hizmet sürekliliğini garantiliyor

Kurumların artık güvenlik konusunda daha hassas olduklarını söyleyen Tarhan, güvenlik altyapı kontrolünün geniş bir çerçevede ele alınmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi: Tarhan sözlerini şöyle sürdürdü: “ZyXEL’in ZyWALL USG güvenlik çözümleri, hizmet sürekliliğini garantileyen gerçek zamanlı, güçlü koruma, yüksek performans sağlıyor ve ağ kontrolünü güçlendiriyor. ZyXEL olarak kullanıcılarımızı, kurum kayıtlarını, entelektüel sermayeyi ve kritik kaynakları her dakika farklılaşan her türlü saldırılardan koruyoruz.”

Müşteri odaklı özel danışman

Çözüm ortaklarının kendileri için oldukça önemli olduğunu vurgulayan Tarhan, “Çözüm ortaklarımıza marka bağımsız ağ teknolojileri eğitimi veriyoruz. Sonrasında partnerlerimiz ürünlerimizin ayrıntılı eğitimini alıyorlar. Her birinin müşteri odaklı iyi bir danışman olmasını arzuluyoruz. Onlara çok gelişmiş bir SLA temelli bir servis sistemiyle ve özel müşteri temsilcilerimizle destek oluyoruz. Böylece çözüm ortaklarımız da hem müşteri portföyünü genişletiyor hem de projelendirme ve servis olanaklarıyla bu yapıdan büyük avantaj elde ediyor. Bu yıl çözüm ortaklarımız ile yaptığımız işbirliklerimiz artan oranda devam edecek. İş ortaklarımızla hastane ve otel segmentlerinde başarılı projeler gerçekleştirmeyi planlıyoruz.” yorumunda bulundu.

Tüm süreçlerde çevreci yaklaşım

Kurumsal vizyonlarını ve tüm operasyonlarını uzun yıllardır “Yeşil Yönetim” adını verdikleri strateji çerçevesinde şekillendirdiklerini ifade eden Tarhan,  bu doğrultuda çalışmaya devam edeceklerine dikkat çekti: “Başta hammadde tedariki ve üretim olmak üzere, montaj, nakliyat, kullanım ve ürün ömrünün sonlanması adımlarını da içeren tüm süreçleri ‘Beşikten Mezara’ adı verilen özel bir basamak sistemi kapsamında yönetiyoruz. Tamamen ZyXEL tarafından geliştirilen bu sistemde, pazara sunduğumuz tüm ürünlerimizin tasarımından üretimine, kullanımdan geri dönüşüm aşamasına kadar bütün süreçlerde çevreci bir anlayışla hareket ediyoruz. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin konu ile ilgili talimatlarının tüm gerekliliklerini yerine getiriyor ve ürünlerimizin kullanım ömrü dolduktan sonra geri dönüşüm süreçlerini de iyileştiriyoruz. Yeşil BT’yi tüm iş süreçlerinde hayata geçirmemiz, bizi farklılaştırıyor.”

Dijitalleşmede gelişim aşamasındayız ve kurumların IT yatırımlarına ihtiyaçları var

2014 yılının katma değer yaratarak, en kaliteli servisleri, en iyi şartlarda son kullanıcıya ulaştırarak, çözüm ortakları ile birlikte büyüyecekleri bir yıl olacağını ifade eden Tarhan, ZyXEL Türkiye olarak çözümleri ve sektörel bilgi birikimleri ile tüm sektöre fayda sağlamayı ve ülke ekonomisine katkıda bulunmayı hedeflediklerini belirtti: “Sektörün 2014 yılında daha iyi bir konumda olacağı kanaatindeyiz. Türkiye’de dijitalleşme hâlen gelişme aşamasında ve kurumların önemli IT yatırım ihtiyaçları var. Haberleşme sektörü genel olarak fiber internet,  kurumsal ve bireysel iletişim ürünleri daha hızlı olmakla beraber, daha güvenli ürün konseptiyle gelişecek.”

“Ürün ve hizmet güvenliğini ön planda tutarak büyümeye devam edeceğiz”

“ZyXEL‘in ayırt edici özelliklerinden temel olanlarını; komple iletişim ve internet erişim çözümleri sunma kabiliyetine sahip olması, güncel teknolojiyi, kullanıcılara aktarabilmesi, tüm ürünlerini ve çözümlerini en yüksek değerle sunabilmesi şeklinde sıralayabiliriz.” diyen Tarhan, 2014 yılına ilişkin olarak şunları söyledi: “Müşterilerimizin ve diğer tüm paydaşlarımızın memnuniyetlerini, güvenlerini kazanmayı ve her zaman güvenilir bir marka olmayı başardık. Ürün ve hizmet güvenliğini ön planda tutmayı, her zaman kurumsal sosyal sorumluluk taşımayı, tüm paydaşlarımızı işimizin en can alıcı noktasında tutarak, iş süreçlerimize dahil etmeyi amaçladık. 2014 yılında da aynı anlayışla ilerleyerek büyümeye devam edeceğiz.”

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Dicle Elektrik’ten Ekosisteme Sürdürülebilir Aydınlatma Çözümü

Published

on

By

Sokak ve cadde aydınlatmalarında öncü bir yeniliğe imza atan Dicle Elektrik, EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan “Makaralı Aydınlatma Direği” projesini titiz bir çalışmanın ardından başarıyla hayata geçirdi. Tasarruf sağlayan proje hakkında konuşan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, aydınlatma direklerinin yaygınlaşmasıyla elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması sağlanabileceğini ifade etti.

Hizmet bölgesinde bulunan 6 ilde çevre odaklı sürdürülebilir çalışmalara imza atan Dicle Elektrik, devrim niteliğinde kabul edilebilecek bir projesini daha tamamladı. Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezi mühendislerinin fikrinden doğan ve 18 aylık titiz bir çalışmanın ardından hayata geçirilen çevre ve çalışan dostu “Makaralı Aydınlatma Direği” projesi başarıyla tamamlandı.

Hem iş güvenliğine hem de çevre korumasına katkı
Makaralı Aydınlatma Direği projesinin, hem teknik hem de tasarım açısından aydınlatma sistemlerini iyileştirmek amacı taşıdığını belirten Dicle Elektrik Ar-Ge Direktörü Dr. Mustafa Çelikpençe, projenin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Çelikpençe, “Projemizle birlikte iş kazalarını azaltmak, zaman ve maliyet optimizasyonu sağlamak, personel iş yükünü hafifletmek ve aydınlatma sistemlerindeki sorunları hızlıca çözerek kullanıcı memnuniyetini artırmak hedefleniyor.

Yeni aydınlatma direklerimizden Diyarbakır Genel Müdürlük binamız önünde iki adet prototipi de sergiliyoruz. Bu yeni tasarım direkler, mevcut direklerin üzerine eklenen yeni bir konsol ile birlikte hareketli armatür mekanizmalarıyla donatıldı. Aydınlatmanın yanı sıra kamera, GSM, hoparlör gibi ekipmanlarla da entegre edilebilecek esneklikte tasarlanan direkler; hırsızlık benzeri olaylara maruz kalarak zarar görmesini engellemek için vandal kilit sistemi ile koruma altına alındı” diye konuştu.

“Karbon ayak izi yüzde 30’a varan oranda azalacak”
EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan proje hakkında açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, projenin yaygınlaşması ile elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması beklendiğini ifade etti. Arvas, Dicle Elektrik olarak elektrik dağıtım sektöründe sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlerle kamuoyunun huzuruna çıkmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Ar-Ge çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ar-Ge Merkezi açma izni alan ilk elektrik dağıtım şirketi olduk. Patent portföyümüzü genişletiyor olmaktan memnuniyet duymakla birlikte bu projenin çalışan güvenliğine yönelik olması ayrıca gurur verici. Bu kritik aşamanın ardından patent süreçlerine de başladık. Projenin tüm süreçlerinde emeği geçen Dicle Ar-Ge Merkezi çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.” diye konuştu.

 

Continue Reading

Haberler

Türk Loydu, klaslamanın en önemli kuruluşu IACS’ın 12. üyesi oldu

Published

on

By

Türk Loydu, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS’ın 12. üyesi olarak kabul edildi. Uluslararası Klaslama Kuruluşları Birliği (IACS) üyeliği, uluslararası deniz emniyeti, çevre koruma ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda Türk Loydu’nun etkisini artırarak, Türk denizcilik sektörünün uluslararası düzeyde daha fazla söz sahibi olmasına katkı sağlayacak.

1930’lara dayanan çalışmalarıyla resmi olarak 11 Eylül 1968 yılında kurulan, güvenli gemilere ve temiz denizlere adanmış olmanın yanı sıra, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS; teknik destek, uyumluluk doğrulaması, araştırma ve geliştirme yoluyla deniz güvenliği ve düzenlemelerine benzersiz bir katkı sağlıyor. Dünyanın kargo taşıma tonajının %90’ından fazlası, IACS üyelerinin belirlediği sınıflandırma, inşaat ve ömür boyu uyumluluk kuralları ve standartları kapsamında yer alıyor. 2001 yılında SWEDAC’tan ISO 17021 standardına göre akreditasyon alarak bu kapsamda akredite edilen ilk ulusal kuruluş olan Türk Loydu Vakfı, 2006’ya gelindiğinde Paris Mou Yüksek Performans Listesi’nde ilk kez yer alan ve Avrupa Birliği’nden onaylanmış kuruluş olarak tescil ediliyor. 2011 yılında da küresel klaslama pazarının en önemli kuruluşu olan IACS tarafından klas kuruluşu statüsü ile tescil edilen Türk Loydu, günümüzde resmi olarak IACS üyeliğine hak kazanarak, birliğin 12. üyesi oluyor.

Konuyla ilgili olarak Türk Loydu tarafından, “Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük onur!” başlığıyla servis edilen açıklamada, şu ifadeler kullanılıyor: “Günümüzde Türk Loydu, denizcilik sektörü başta olmak üzere enerjiden imalata, savunma sanayiinden lojistiğe kadar tüm sektörlerde; klaslama, denetim, kalite yönetim ve ileri mühendislik gibi birçok alanda hizmet veriyor. Çok sayıda bilimsel ve teknik konferanslarda yer almanın yanı sıra aynı zamanda eğitimler veriyor, çok sayıda öğrenciye burs desteği sağlıyor. 1962 yılında Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulan Türk Loydu bugüne kadar yaklaşık 3000 adet geminin klaslama hizmetinin yanı sıra, Türkiye ekonomisinin can damarı olan dünyaya mal olmuş projelere de imza atıyor. 61 yıllık tarihinde altmış biri aşkın dev proje, Türk Loydu’nun da imzası ve çalışmalarıyla hayata geçti. İstanbul Havalimanı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Yüksek Hızlı Tren, TCG Anadolu Gemisi, Nene Hatun Sondaj Gemisi, Rize-Artvin Havalimanı, birçok futbol stadyumu bunlardan sadece birkaçıdır. Klaslama, yasal sertifikasyon, test, muayene, belgelendirme ve onaylanmış kuruluş hizmetlerini 2017 yılından itibaren Türk Loydu Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri A.Ş. bünyesinde yerine getiren Türk Loydu Vakfı, fiziki alanlarının yeterliliği ve gelişmeye açık oluşu ile büyüme yolunda hızla ilerliyor. Türk Loydu, Türkiye’nin milli kuruluşudur. Yetkisi olan alanlar hemen hemen Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan sektörlerin tamamını içermektedir ve IACS üyeliğimiz ile büyümenin, gelişmenin ve ülkemize katkı sağlamanın faydası ve gururu 100. yılında Türkiye Cumhuriyeti’nindir.”

Continue Reading

Haberler

Su kaynaklarımızı korumamıza yardımcı olacak yöntemler

Published

on

By

Su, dünyamızdaki yaşamın kaynağı ve canlı ekosisteminin hayatını devam ettirebilmesi için de ihtiyaç duyduğu en temel öğe. Dünyamızın milyonlarca yıldır sürdürdüğü ve kendi kendini temizleyerek canlılara hayat veren su döngüsü, yine insan etkisi ile son yıllarda iyice bozulmaya başladı. Bilinçsiz su kullanımı ve tüketimi, hızlı sanayileşme, büyüyen şehirler ve yanlış tarım uygulamaları gibi birçok farklı faktör suyumuzun kirlenmesine ve kendi içerisindeki döngüsünün bozulmasına yol açıyor. Yarattığımız bu kirliliğe ve su döngüsüne verdiğimiz zarara dur diyecek olan da yine bizleriz. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, 22 Mart Dünya Su Günü’nde suyumuzu nasıl temiz tutabileceğimiz, israf etmeden kullanabileceğimiz ve koruyabileceğimize dair ipuçlarını paylaştı.

Atıklar doğrudan suya boşaltılmamalı

Suyumuzu en çok kirleten öğelerden birinin bilinçsiz ve kontrolsüz şekilde doğaya bırakılan atıklar olduğu biliniyor. En basit haliyle gün içerisinde mutfaktan boşaltılan ve suya karışan yemek artıkları, kullanılmış yağlar, suya atılan peçete ve kağıtlar, kanalizasyona dökülen atıklar doğrudan suya karışarak kirlenmesine neden oluyor. Bu da suyun temas ettiği toprağın kirlenmesi ve kendi içindeki dengesinin bozulmasına, aynı zamanda da bu suları tüketen evcil hayvan ya da insanların hastalanmasına yol açıyor. Atık kontrolünün hem bireysel hem de şirketler ya da kamu kurumları tarafından çok iyi yapılması, suyun korunması ve temiz tutulması için atılabilecek en önemli adımlardan.

Suyu boşa kullanımı engellenmeli

Suyumuz, hayatımızı devam ettirmemiz için ihtiyaç duyduğumuz en önemli kaynak. Bunun için de tek damlasının bile israf edilmemesi, boşa akıtılmaması ve kullanılmaması çok önemli. Özellikle evlerin içerisinde elde bulaşık yıkamak, el yıkarken ya da diş fırçalarken suyu boşa akıtmak, bozuk su tesisatlarını tamir ettirmemek, sık ve gereksiz yere araç yıkatmak, bahçe sulama gibi işlemler için damlama gibi etkin yöntemleri kullanmamak suyun israf edildiği örnekler arasında. Bu ve benzeri kullanım yanlışlarının da önüne geçerek suyumuzu koruma altına almak ise çok önemli.

Plastik kullanımından vazgeçilmeli

Suyumuzu en çok kirleten maddelerden biri de plastik. Günlük hayatımızda birçok noktada kullandığımız ve doğaya doğrudan zarar veren plastikler, suyun içerisinde yüzlerce yıl bozulmayarak kirletici özelliklerini koruyor. Bunun için plastik poşetler, şişe sular gibi ürünlerin kullanımının sıfıra indirilmesi gerekiyor. Doğaya bırakılan her bir plastik madde, canlı ekosistemini de doğrudan etkileyerek yaşam alanlarını tahrip ediyor.

Çevreyi kirleten ürünlerin kullanımı azaltılmalı

Gün içerisinde sıkça kullanılan, plastiğin yanı sıra geri dönüştürülemeyen farklı materyallerden oluşan ürünlerin kullanımı da suyumuzu kirleten unsurlar arasında. Deodorant, parfüm gibi ürünlerin hem üretimi hem de kullanımı sırasında yapılan hatalar da su kaynaklarının uzun vadede farklı kimyasallarla kirlenmesine neden oluyor. Yine buna benzer kişisel bakım ürünleri ve kozmetikler de suyun kirlenmesini sağlıyor. Bu ürünlerin kullanımı sonrasında yıkanması sırasında karışan kimyasal maddeler, su kaynaklarına ulaşarak doğanın dengesinin bozulmasına yol açıyor. Bunun için doğa dostu olan, sertifikalı ve kirlenmeyi azaltacak ürünlerin tercih edilmesi de etkili bir yöntem olabilir.

Deniz, göl ve nehirlerin temiz tutulması gerekiyor

Su döngüsünün en önemli parçalarından biri olan ve ana su kaynakları arasında da sayılan denizlerin, göllerin ve nehirlerin de kirletilmemesi ve korunması gerekiyor. Bu su kaynaklarına çöp atılmaması, var olan çöplerin temizlenmesi ve hiçbir şekilde atık karıştırılmaması suyun korunması için çok önemli. Özellikle su döngüsünün önemli bir parçası olan tatlı su kaynaklarının kirletilmemesi için bireysel olarak harekete geçilmesi canlı hayatın devamlılığı için de gerekli noktalardan biri olarak öne çıkıyor.

Pil atıklarına dikkat edilmesi

Günlük hayatta bir güç kaynağı olarak kullanılan piller, suyu ve toprağı kirleten en önemli maddeler arasında. İçerisinde bulunan cıva, kurşun, nikel gibi ağır metaller, atık olarak doğaya bırakıldıklarında uzunca bir süre kirlenmeye sebebiyet verebiliyor. Bu sebeple pillerin mutlaka toplanması, uygun alanlara atık olarak bırakılması, imha edilmesi ya da geri dönüştürülmesi gerekiyor. Pillerin suya hiçbir şekilde temas ettirilmemesi büyük önem taşıyor.

Continue Reading

Yorumlar

  • {{{ review.rating_post_title }}}
    User Avatar
    {{{ review.rating_title }}}

    {{{review.rating_comment | sstr | nl2br}}}

    Show

Trendler