Connect with us

Haberler

Yılın ilk çeyreğinde çelik ihracatı 3,4 milyar dolar oldu

Yayın tarihi

-

 

Geçtiğimiz yıl yaşanan olumsuzlukların çelik sektörü üzerindeki etkileri devam ediyor. Çelik İhracatçıları Birliği verilerine göre, yılın ilk çeyreğinde çelik mamulleri ihracatı değer bazında yüzde 8,9 azalışla 3,4 milyar dolar oldu. Çelik sektörünün ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü olumsuz yönde etkileyen yerel faktörler içindeki en önemlisi olan, üretimde kullanılan enerji maliyetleri özellikle dikkat çekiyor. Türk çelik üreticisinin, rakibi durumunda olan Çin, Rusya, Ukrayna ve Brezilya gibi ülkelere göre çok daha pahalı enerji kullanması ve enerji maliyetleri içinde yer alan TRT Payı ve Çevre Katkı Payı gibi değişik nam adı altındaki ek yükler sektörü oldukça zorluyor. Elbette zorluklar yalnız bunlarla kalmıyor, dış faktörlerin de çok önemli etkileri var. Çelik İhracatçıları Birliği, Ekonomi Bakanlığı ile birlikte bu olumsuzlara karşı mücadeleyi başarılı bir şekilde sürdürüyor.

elik Ihracatcilari Birligi Yonetim Kurulu Baskani Namik Ekinci 2


Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci

Çelik İhracatçıları Birliği tarafından açıklanan 2014 yılı ilk çeyrek verilerine göre; Türkiye’nin çelik ihracatı değer bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9 azalış ile 3,4 milyar dolar, miktar bazında ise yüzde 11 düşüş ile 4,6 milyon ton olarak gerçekleşti.

 

Çelik sektörünün ihracatına, diğer birliklerin faaliyet alanına giren demir çelik ürünleri  de eklendiğinde Türkiye’nin Ocak-Mart dönemindeki toplam çelik ihracatı; miktar bazında 4,8 milyon ton; değer bazında ise 4 milyar dolara ulaştı.

 

İlk üç aylık dönemde bölgeler bazında; 1 milyon 638 bin ton ihracat ile Ortadoğu ilk sırada yer aldı. Bu bölgeyi 923 bin tonla AB ülkeleri ve 629 bin tonla Kuzey Afrika izledi.

 

Çelik sektörünün 2014 yılının Ocak-Mart döneminde en çok ihracat yaptığı üç ülke Irak, ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri olarak sıralandı. Ayrıca söz konusu dönemde en fazla miktar artışı yaşanan ülkeler İngiltere, Fas, İsrail, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri olurken; en fazla azalış ise Suudi Arabistan, İtalya, Umman, Libya ve Singapur’da izlendi.

 

İlk üç aylık dönemde ürün grupları incelendiğinde, 2 milyon 48 bin ton ile inşaat demiri ilk sırada yer alırken; inşaat demirini 479 bin tonla profil, 472 bin tonla boru ve 411 bin tonla yassı sıcak takip etti.

 

Çelik İhracatçıları Birliği verilerine göre; 2014 yılı Mart ayı ihracatı ise geçen yılın aynı ayı ile kıyaslandığında, değerde yüzde 18,5 azalış ile 1,1 milyar dolar, miktarda ise yüzde 21,7 düşüş ile 1,5 milyon ton olarak gerçekleşti.

 

Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci; “Sektörümüz, 2014 yılının ilk çeyreğini geçen yılın aynı dönemine göre değerde yüzde 8,9 ve miktarda yüzde 11’lik oranlarda ihracat kaybı ile kapattı. 2013 yılında yaşadığımız olumsuzlukların etkisi maalesef halen hissediliyor. Bu etkilerin bir anda ortadan kalkması yönünde bir beklentimiz de yoktu. Tüm bunlara rağmen 2014 yılının geçtiğimiz yıldan daha iyi olacağına inanıyoruz. Ancak bu zorlu süreci atlatabilmek için sektörümüzün özellikle hükümetimizden bazı beklentileri var” dedi.

 

Ekinci, “Üretim maliyetlerimizin yüksekliği ihracatımızın önündeki önemli engellerden biri. Enerji yoğun bir üretim yapıyoruz ve sanayicilerimiz dünyanın neredeyse en yüksek enerji maliyetlerini karşılamak zorunda. Bir de bu maliyetler içinde TRT Payı, Çevre Katkı Payı gibi ödemeler yapıyoruz. Söz konusu payların geçtiğimiz yıl sektörümüze maliyeti yaklaşık 190 milyon dolara ulaştı. Üretim maliyetlerimizin artışı, satış fiyatlarımıza da yansıyor ve uluslararası platformlardaki rekabet gücümüzü azaltıyor. Örnek vermem gerekirse, sektörümüzün en önemli rakipleri Çin, Rusya, Ukrayna ve Brezilya… Bu ülkelere göre Türkiye’de enerjiye neredeyse iki katı bir ödeme yapıyoruz. Üstüne bir de katkı payları. Kârlı dönemlerimizde ödediğimiz bu katkı payları bizi rahatsız etmiyordu. Ancak şu an zor bir dönemden geçiyoruz ve bu yüklerden artık kurtulmak istiyoruz” diyerek sözlerine son verdi.

 

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIDA & İÇECEK

Gürok Grup’ta üst düzey atama

Yayın tarihi

-

Yazar:

Gürok Grup’un 2024 yılında tüketicilerle buluşturduğu, Türkiye’nin en yüksek magnezyum ve toplam mineral değerine sahip içecek ailesi AVOYA’nın Genel Müdürlük görevine Ümit Bayvas atandı.

Atamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Gürok Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat, şunları söyledi: “Ümit Bey’in hem global hem de yerel pazarlarda edindiği güçlü deneyimin, markamızın büyüme yolculuğuna değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. AVOYA ile tüketicilere doğal içeriklerle zenginleştirilmiş, yüksek mineral değerine sahip, yenilikçi bir içecek deneyimi sunuyoruz. Bu vizyonla daha geniş kitlelere ulaşma ve pazardaki konumumuzu daha da güçlendirme noktasında kendisine güvenimiz tam. Atamamızın hayırlı ve uğurlu olmasını diliyoruz.”

Birçok önde gelen küresel FMCG ve içecek şirketinde üst düzey yönetici olarak görev alan Ümit Bayvas, 30 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı ülkelerde büyük ölçekli ticari ve organizasyonel dönüşüm projelerine liderlik etti. Türkiye, Orta Doğu, Afrika ve Kuzey Amerika gibi geniş coğrafyalarda dağıtım sistemleri, satış yapılanmaları ve pazara giriş stratejilerinin oluşturulmasına öncülük eden Bayvas, son dönemde uluslararası FMCG şirketlerine danışmanlık yaparak ticari mükemmeliyet, pazar genişlemesi ve “route-to-market” stratejileri konularında önemli projelere imza attı.

Gürok Grup, geçen sene hızlı tüketim ürünleri sektörüne AVOYA ile önemli bir adım atarak tüketicilere yüksek magnezyum oranı ve doğal bileşenleriyle yenilikçi içecekler sunuyor. AVOYA, Türkiye’nin toplam mineral ve magnezyum değeri en yüksek maden suyu olarak fark yaratıyor. Sektörde bir ilki gerçekleştirerek meyve ve bitki özleri ile zenginleştirilmiş, tamamen doğal içerikli formüllerle tüketicilere sunuluyor. Bu yenilikçi yaklaşımla AVOYA hem maden suyu hem de mineralli gazlı içecek kategorisinde devrim yaratmayı hedefliyor.

Haberin Devamı

Haberler

Dicle Elektrik’ten Ekosisteme Sürdürülebilir Aydınlatma Çözümü

Yayın tarihi

-

Yazar:

Sokak ve cadde aydınlatmalarında öncü bir yeniliğe imza atan Dicle Elektrik, EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan “Makaralı Aydınlatma Direği” projesini titiz bir çalışmanın ardından başarıyla hayata geçirdi. Tasarruf sağlayan proje hakkında konuşan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, aydınlatma direklerinin yaygınlaşmasıyla elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması sağlanabileceğini ifade etti.

Hizmet bölgesinde bulunan 6 ilde çevre odaklı sürdürülebilir çalışmalara imza atan Dicle Elektrik, devrim niteliğinde kabul edilebilecek bir projesini daha tamamladı. Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezi mühendislerinin fikrinden doğan ve 18 aylık titiz bir çalışmanın ardından hayata geçirilen çevre ve çalışan dostu “Makaralı Aydınlatma Direği” projesi başarıyla tamamlandı.

Hem iş güvenliğine hem de çevre korumasına katkı
Makaralı Aydınlatma Direği projesinin, hem teknik hem de tasarım açısından aydınlatma sistemlerini iyileştirmek amacı taşıdığını belirten Dicle Elektrik Ar-Ge Direktörü Dr. Mustafa Çelikpençe, projenin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Çelikpençe, “Projemizle birlikte iş kazalarını azaltmak, zaman ve maliyet optimizasyonu sağlamak, personel iş yükünü hafifletmek ve aydınlatma sistemlerindeki sorunları hızlıca çözerek kullanıcı memnuniyetini artırmak hedefleniyor.

Yeni aydınlatma direklerimizden Diyarbakır Genel Müdürlük binamız önünde iki adet prototipi de sergiliyoruz. Bu yeni tasarım direkler, mevcut direklerin üzerine eklenen yeni bir konsol ile birlikte hareketli armatür mekanizmalarıyla donatıldı. Aydınlatmanın yanı sıra kamera, GSM, hoparlör gibi ekipmanlarla da entegre edilebilecek esneklikte tasarlanan direkler; hırsızlık benzeri olaylara maruz kalarak zarar görmesini engellemek için vandal kilit sistemi ile koruma altına alındı” diye konuştu.

“Karbon ayak izi yüzde 30’a varan oranda azalacak”
EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan proje hakkında açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, projenin yaygınlaşması ile elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması beklendiğini ifade etti. Arvas, Dicle Elektrik olarak elektrik dağıtım sektöründe sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlerle kamuoyunun huzuruna çıkmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Ar-Ge çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ar-Ge Merkezi açma izni alan ilk elektrik dağıtım şirketi olduk. Patent portföyümüzü genişletiyor olmaktan memnuniyet duymakla birlikte bu projenin çalışan güvenliğine yönelik olması ayrıca gurur verici. Bu kritik aşamanın ardından patent süreçlerine de başladık. Projenin tüm süreçlerinde emeği geçen Dicle Ar-Ge Merkezi çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.” diye konuştu.

 

Haberin Devamı

Haberler

Türk Loydu, klaslamanın en önemli kuruluşu IACS’ın 12. üyesi oldu

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türk Loydu, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS’ın 12. üyesi olarak kabul edildi. Uluslararası Klaslama Kuruluşları Birliği (IACS) üyeliği, uluslararası deniz emniyeti, çevre koruma ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda Türk Loydu’nun etkisini artırarak, Türk denizcilik sektörünün uluslararası düzeyde daha fazla söz sahibi olmasına katkı sağlayacak.

1930’lara dayanan çalışmalarıyla resmi olarak 11 Eylül 1968 yılında kurulan, güvenli gemilere ve temiz denizlere adanmış olmanın yanı sıra, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS; teknik destek, uyumluluk doğrulaması, araştırma ve geliştirme yoluyla deniz güvenliği ve düzenlemelerine benzersiz bir katkı sağlıyor. Dünyanın kargo taşıma tonajının %90’ından fazlası, IACS üyelerinin belirlediği sınıflandırma, inşaat ve ömür boyu uyumluluk kuralları ve standartları kapsamında yer alıyor. 2001 yılında SWEDAC’tan ISO 17021 standardına göre akreditasyon alarak bu kapsamda akredite edilen ilk ulusal kuruluş olan Türk Loydu Vakfı, 2006’ya gelindiğinde Paris Mou Yüksek Performans Listesi’nde ilk kez yer alan ve Avrupa Birliği’nden onaylanmış kuruluş olarak tescil ediliyor. 2011 yılında da küresel klaslama pazarının en önemli kuruluşu olan IACS tarafından klas kuruluşu statüsü ile tescil edilen Türk Loydu, günümüzde resmi olarak IACS üyeliğine hak kazanarak, birliğin 12. üyesi oluyor.

Konuyla ilgili olarak Türk Loydu tarafından, “Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük onur!” başlığıyla servis edilen açıklamada, şu ifadeler kullanılıyor: “Günümüzde Türk Loydu, denizcilik sektörü başta olmak üzere enerjiden imalata, savunma sanayiinden lojistiğe kadar tüm sektörlerde; klaslama, denetim, kalite yönetim ve ileri mühendislik gibi birçok alanda hizmet veriyor. Çok sayıda bilimsel ve teknik konferanslarda yer almanın yanı sıra aynı zamanda eğitimler veriyor, çok sayıda öğrenciye burs desteği sağlıyor. 1962 yılında Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulan Türk Loydu bugüne kadar yaklaşık 3000 adet geminin klaslama hizmetinin yanı sıra, Türkiye ekonomisinin can damarı olan dünyaya mal olmuş projelere de imza atıyor. 61 yıllık tarihinde altmış biri aşkın dev proje, Türk Loydu’nun da imzası ve çalışmalarıyla hayata geçti. İstanbul Havalimanı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Yüksek Hızlı Tren, TCG Anadolu Gemisi, Nene Hatun Sondaj Gemisi, Rize-Artvin Havalimanı, birçok futbol stadyumu bunlardan sadece birkaçıdır. Klaslama, yasal sertifikasyon, test, muayene, belgelendirme ve onaylanmış kuruluş hizmetlerini 2017 yılından itibaren Türk Loydu Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri A.Ş. bünyesinde yerine getiren Türk Loydu Vakfı, fiziki alanlarının yeterliliği ve gelişmeye açık oluşu ile büyüme yolunda hızla ilerliyor. Türk Loydu, Türkiye’nin milli kuruluşudur. Yetkisi olan alanlar hemen hemen Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan sektörlerin tamamını içermektedir ve IACS üyeliğimiz ile büyümenin, gelişmenin ve ülkemize katkı sağlamanın faydası ve gururu 100. yılında Türkiye Cumhuriyeti’nindir.”

Haberin Devamı

Trendler