Haberler
Turkcell ve TİSVA ‘cepten kalkınma seferberliği’ başlatıyor
‘Ekonomiye Kadın Gücü’ ile kadın kalkınacak, Türkiye kazanacak

Turkcell, ekonomik üretime başlamak isteyen dar gelirli kadınlar için Türkiye İsrafı Önleme Vakfı ile işbirliğine giderek cepten kalkınma seferberliği başlattı. Ekonomiye Kadın Gücü’ adlı seferberlik sayesinde dünyada ilk defa bir mobil operatör, bir mikrofinans kuruluşuyla ortak ‘sosyal borçlanma’ modelini hayata geçiriyor. Turkcell’in teknolojisiyle güçlendirilen sosyal borçlanma modeli sayesinde dileyen herkes dar gelirli kadınlara borç verebilecek. Ekonomiye Kadın Gücü seferberliğinin hedefi 4 yılda 100 bin kadını ekonomiye kazandırmak
Türkiye’nin lider teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) ve Türkiye Grameen Mikrofinans Programı ile dünyaya örnek olacak bir işbirliğine giderek dar gelirli kadınları ekonomiye kazandıracak büyük bir projeyi hayata geçirdi.

İstanbul SwissOtel’de düzenlenen basın toplantısıyla tanıtılan “Ekonomiye Kadın Gücü” adlı proje ile dünyada ilk defa bir mobil operatör ve mikrofinans kuruluşu ortak bir sosyal borçlanma modelini hayata geçiriyor. Cepten kalkınma seferberliği hedefi üzerine inşaa edilen sosyal borçlanma modeli sayesinde artık dileyen herkes ister cepten ister webden dar gelirli kadınlara borç verebilecek, bağış yapabilecek, dar gelirli kadınların iş hayallerine kavuşmasına bireysel olarak destek verebilecek.
Hedef 4 yılda 100 bin kadın
Ekonomiye Kadın Gücü programı sayesinde ilk etapta 55 bin kadın girişimci Turkcell’in teknoloji ve iletişim gücüyle buluşacak. 4 yıl içinde hedef 100 bin kadına ulaşılması olarak belirlendi. İlk bağış ise Van’daki kadınların ekonomiye kazandırılması için 400 bin TL ile Turkcell’den geldi. TİSVA, Turkcell’in sağladığı bu fon ile henüz şubesi bulunmayan Van’da şube açarak buradaki dar gelirli kadınları ekonomiye kazandıracak çalışmalarda bulunacak.

Süreyya Ciliv: Ekonomiye Kadın Gücü ile kadın kalkınacak, Türkiye kazanacak
Türkiye’nin dört bir yanından gelmiş girişimci kadınlarca kurulan kermesin de yer aldığı basın toplantısında konuşan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, “Türkiye’de kadınlarımızın iş gücüne katılım oranı sadece % 28. Bu tablo, ekonomiye dahil olamamış, hiç şans tanınmamış gizli bir potansiyele işaret ediyor. Turkcell olarak bizim en büyük hedefimiz inovatif çözümlerle toplumsal kalkınmaya destek olmak. Bunun için dünyanın en iyi mobil iletişim altyapılarından birini kurduk, teknolojiyle fark yaratmaya odaklandık. Bugüne kadar gerek eğitim gerek istihdam olsun, tüm sosyal sorumluluk işlerimizde çıkış noktamız, fırsat eşitliği sağlayarak insanımız için fark yaratma isteği oldu. Bugün başlattığımız Ekonomiye Kadın Gücü ile teknoloji ve iletişim gücümüzü ve inovatif çözümlerimizi kadınlarımız ile buluşturuyoruz. Kadınlarımıza fırsat verildiğinde neler yapabileceklerini hepimiz biliyoruz. Küçücük desteklerle kadınların hayallerinin gerçek olması, hayatların değişmesi mümkün. Şimdi diyoruz ki, gelin ‘Ekonomiye Kadın Gücü seferberliğimizin bir parçası olun, kadınlarımıza karınca kararınca da olsa destek verin, kadınlarımız işini kursun, kalkınsın, Türkiye kazansın. Türkiye’nin geleceğine hep beraber yatırım yapalım” dedi.
Aziz Akgül: Dünyada bir ilk olan sosyal borçlanma modelini hayata geçiriyoruz
TİSVA Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül de yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Türkiye’de her 5 kadından 1’i dar gelirli (yaklaşık 7 milyon). Bugüne kadar TİSVA olarak Nobel Ödüllü Muhammed Yunus’un öncülüğünü yaptığı Grameen Trust ile birlikte binlerce kadının hayalini gerçekleştirmesine yardımcı olduk. 2003 yılında Diyarbakır’da 6 kişi ile başlayan mikrokredi programımız bugün 65 ilde yaklaşık 55 bin kadına ulaştı. Dar gelirli kadınlarımıza sağladığımız kredi miktarı 174 milyon TL’yi buldu. Ancak binlerce kadınımız daha işini kurabilmek için maddi kaynak bekliyor. Bugün Turkcell’le başlattığımız bu seferberlik ile dünyada ilk defa bir mobil operatör, bir mikrofinans kuruluşuyla ortak sosyal borçlanma modelini hayata geçiriyor. Bu model bizim için hayati önem taşıyan bireysel desteklerin artmasında ve binlerce kadınımızın daha hayallerine kavuşmasında kilit rol oynayacak. Turkcell’in teknolojisiyle güçlendirilen sosyal borçlanma modeli toplumsal bir dayanışmaya dönüşecek, kadınlarımız arkasında milyonların desteğini hissedecek, geleceğe umutla bakacak. Bu proje ile Türkiye’de ilk defa mikrokredi verme ve tahsilat süreci mobil ortama geçiriliyor. Bu hem bizim Vakıf operasyonlarımız hem de kadınların para yönetiminde kolaylık sağlayacak, hem de bu operasyonel verimlilik, kadınlara daha fazla kaynak olarak yansıyacak” dedi.
Ekonomiye Kadın Gücü
Pek çok ilki içeren yenilikçi bir kalkınma modeli olan Ekonomiye Kadın Gücü’nün kapsamı şöyle:
Sosyal Borçlanma ile Daha Fazla Fon: Türkiye’de bir ilk olan sosyal borçlanma modeli sayesinde artık dileyen herkes ister cepten (m.ekonomiyekadingucu.com), ister webden (www.ekonomiyekadingucu.com) dar gelirli kadınların hayallerine kavuşmasına bireysel olarak destek verebilecek. Dileyenler site üzerinden seçtiği girişimci kadına borç verebileceği gibi dileyenler de proje havuzuna bağış şeklinde katkıda bulunabilecek. Kadınlara destek vermek için mobil ödemeden kredi kartına kadar, farklı ödeme alternatifleri tercih edilebiliyor. Borç vermeyi tercih eden destekçiler paralarını 52 haftanın sonunda geri alabiliyorlar.
Mobil İlan Platformu: Turkcell’in mobil ilan altyapısı kullanılarak kadınlara ürünlerini çok daha fazla kişiye pazarlama imkânı sağlanacak. Bu sayede girişimci kadınlar sadece bulundukları yerle kısıtlı kalmayarak tüm Türkiye’ye satış yapabilecek, pazar dinamiklerini takip edip işini geliştirebilecek. Yaptıkları bağışlarla yetinmek istemeyenler bu platform üzerinden kadın girişimcilerin ürünleri satın alarak da destek olabilecek.
Cepten Kişisel Gelişim Eğitimi: Mikrokredi alarak kendi işini kuran kadınlara Turkcell’in Mobil Eğitim altyapısı kullanılarak kendilerini daha fazla geliştirmeleri için cepten eğitim verilecek. Temel satış-pazarlama, temel iletişim ve finansal okur yazarlık gibi konularda verilecek eğitimlerle kadınların işlerini büyütmeleri hedefleniyor.
Temel Cep Telefonu Eğitimi: Proje kapsamında cep telefonu olmayan dar gelirli kadınlara uygun koşullarda cep telefonu sahibi olmaları için destek verilecek. Cep telefonu desteğinin yanı sıra, kadınlara temel cep telefonu eğitimi verilerek hem vakıfla, hem de alışveriş yaptığı kişilerle aralarındaki iletişim engellerinin kaldırılması sağlanacak.
Mikrokredi Nakit Akışının Mobil Ortama Taşınması: Mikrokredinin verilme ve tahsil edilmesi süreçlerinde elden ele nakit akışının azaltılarak mobil teknolojilerin yardımıyla elektronik ortama taşınması hedefleniyor. Türkiye’de ilk olan bu model kapsamında Turkcell’in finans alanında geliştirdiği mobil teknoloji çözümleriyle;
- Mikrogirişimci kadının cep telefonu ile basit finansal hizmetlere erişiminin güvenilir kılınması, cep telefonu sahipliğinin pekiştirilerek kadında para yönetimi bilincinin geliştirilmesi
- TİSVA’nın saha operasyonlarında kredi verme ve tahsilat süreçlerinde nakit akışının azaltılarak elektronik paraya geçmesi; operasyon verimliliğinin artırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor.
GIDA & İÇECEK
Gürok Grup’ta üst düzey atama
Gürok Grup’un 2024 yılında tüketicilerle buluşturduğu, Türkiye’nin en yüksek magnezyum ve toplam mineral değerine sahip içecek ailesi AVOYA’nın Genel Müdürlük görevine Ümit Bayvas atandı.
Atamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Gürok Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat, şunları söyledi: “Ümit Bey’in hem global hem de yerel pazarlarda edindiği güçlü deneyimin, markamızın büyüme yolculuğuna değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. AVOYA ile tüketicilere doğal içeriklerle zenginleştirilmiş, yüksek mineral değerine sahip, yenilikçi bir içecek deneyimi sunuyoruz. Bu vizyonla daha geniş kitlelere ulaşma ve pazardaki konumumuzu daha da güçlendirme noktasında kendisine güvenimiz tam. Atamamızın hayırlı ve uğurlu olmasını diliyoruz.”
Birçok önde gelen küresel FMCG ve içecek şirketinde üst düzey yönetici olarak görev alan Ümit Bayvas, 30 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı ülkelerde büyük ölçekli ticari ve organizasyonel dönüşüm projelerine liderlik etti. Türkiye, Orta Doğu, Afrika ve Kuzey Amerika gibi geniş coğrafyalarda dağıtım sistemleri, satış yapılanmaları ve pazara giriş stratejilerinin oluşturulmasına öncülük eden Bayvas, son dönemde uluslararası FMCG şirketlerine danışmanlık yaparak ticari mükemmeliyet, pazar genişlemesi ve “route-to-market” stratejileri konularında önemli projelere imza attı.
Gürok Grup, geçen sene hızlı tüketim ürünleri sektörüne AVOYA ile önemli bir adım atarak tüketicilere yüksek magnezyum oranı ve doğal bileşenleriyle yenilikçi içecekler sunuyor. AVOYA, Türkiye’nin toplam mineral ve magnezyum değeri en yüksek maden suyu olarak fark yaratıyor. Sektörde bir ilki gerçekleştirerek meyve ve bitki özleri ile zenginleştirilmiş, tamamen doğal içerikli formüllerle tüketicilere sunuluyor. Bu yenilikçi yaklaşımla AVOYA hem maden suyu hem de mineralli gazlı içecek kategorisinde devrim yaratmayı hedefliyor.
Haberler
Dicle Elektrik’ten Ekosisteme Sürdürülebilir Aydınlatma Çözümü
Sokak ve cadde aydınlatmalarında öncü bir yeniliğe imza atan Dicle Elektrik, EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan “Makaralı Aydınlatma Direği” projesini titiz bir çalışmanın ardından başarıyla hayata geçirdi. Tasarruf sağlayan proje hakkında konuşan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, aydınlatma direklerinin yaygınlaşmasıyla elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması sağlanabileceğini ifade etti.
Hizmet bölgesinde bulunan 6 ilde çevre odaklı sürdürülebilir çalışmalara imza atan Dicle Elektrik, devrim niteliğinde kabul edilebilecek bir projesini daha tamamladı. Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezi mühendislerinin fikrinden doğan ve 18 aylık titiz bir çalışmanın ardından hayata geçirilen çevre ve çalışan dostu “Makaralı Aydınlatma Direği” projesi başarıyla tamamlandı.
Hem iş güvenliğine hem de çevre korumasına katkı
Makaralı Aydınlatma Direği projesinin, hem teknik hem de tasarım açısından aydınlatma sistemlerini iyileştirmek amacı taşıdığını belirten Dicle Elektrik Ar-Ge Direktörü Dr. Mustafa Çelikpençe, projenin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Çelikpençe, “Projemizle birlikte iş kazalarını azaltmak, zaman ve maliyet optimizasyonu sağlamak, personel iş yükünü hafifletmek ve aydınlatma sistemlerindeki sorunları hızlıca çözerek kullanıcı memnuniyetini artırmak hedefleniyor.
Yeni aydınlatma direklerimizden Diyarbakır Genel Müdürlük binamız önünde iki adet prototipi de sergiliyoruz. Bu yeni tasarım direkler, mevcut direklerin üzerine eklenen yeni bir konsol ile birlikte hareketli armatür mekanizmalarıyla donatıldı. Aydınlatmanın yanı sıra kamera, GSM, hoparlör gibi ekipmanlarla da entegre edilebilecek esneklikte tasarlanan direkler; hırsızlık benzeri olaylara maruz kalarak zarar görmesini engellemek için vandal kilit sistemi ile koruma altına alındı” diye konuştu.
“Karbon ayak izi yüzde 30’a varan oranda azalacak”
EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan proje hakkında açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, projenin yaygınlaşması ile elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması beklendiğini ifade etti. Arvas, Dicle Elektrik olarak elektrik dağıtım sektöründe sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlerle kamuoyunun huzuruna çıkmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Ar-Ge çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ar-Ge Merkezi açma izni alan ilk elektrik dağıtım şirketi olduk. Patent portföyümüzü genişletiyor olmaktan memnuniyet duymakla birlikte bu projenin çalışan güvenliğine yönelik olması ayrıca gurur verici. Bu kritik aşamanın ardından patent süreçlerine de başladık. Projenin tüm süreçlerinde emeği geçen Dicle Ar-Ge Merkezi çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Haberler
Türk Loydu, klaslamanın en önemli kuruluşu IACS’ın 12. üyesi oldu
Türk Loydu, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS’ın 12. üyesi olarak kabul edildi. Uluslararası Klaslama Kuruluşları Birliği (IACS) üyeliği, uluslararası deniz emniyeti, çevre koruma ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda Türk Loydu’nun etkisini artırarak, Türk denizcilik sektörünün uluslararası düzeyde daha fazla söz sahibi olmasına katkı sağlayacak.
1930’lara dayanan çalışmalarıyla resmi olarak 11 Eylül 1968 yılında kurulan, güvenli gemilere ve temiz denizlere adanmış olmanın yanı sıra, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS; teknik destek, uyumluluk doğrulaması, araştırma ve geliştirme yoluyla deniz güvenliği ve düzenlemelerine benzersiz bir katkı sağlıyor. Dünyanın kargo taşıma tonajının %90’ından fazlası, IACS üyelerinin belirlediği sınıflandırma, inşaat ve ömür boyu uyumluluk kuralları ve standartları kapsamında yer alıyor. 2001 yılında SWEDAC’tan ISO 17021 standardına göre akreditasyon alarak bu kapsamda akredite edilen ilk ulusal kuruluş olan Türk Loydu Vakfı, 2006’ya gelindiğinde Paris Mou Yüksek Performans Listesi’nde ilk kez yer alan ve Avrupa Birliği’nden onaylanmış kuruluş olarak tescil ediliyor. 2011 yılında da küresel klaslama pazarının en önemli kuruluşu olan IACS tarafından klas kuruluşu statüsü ile tescil edilen Türk Loydu, günümüzde resmi olarak IACS üyeliğine hak kazanarak, birliğin 12. üyesi oluyor.
Konuyla ilgili olarak Türk Loydu tarafından, “Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük onur!” başlığıyla servis edilen açıklamada, şu ifadeler kullanılıyor: “Günümüzde Türk Loydu, denizcilik sektörü başta olmak üzere enerjiden imalata, savunma sanayiinden lojistiğe kadar tüm sektörlerde; klaslama, denetim, kalite yönetim ve ileri mühendislik gibi birçok alanda hizmet veriyor. Çok sayıda bilimsel ve teknik konferanslarda yer almanın yanı sıra aynı zamanda eğitimler veriyor, çok sayıda öğrenciye burs desteği sağlıyor. 1962 yılında Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulan Türk Loydu bugüne kadar yaklaşık 3000 adet geminin klaslama hizmetinin yanı sıra, Türkiye ekonomisinin can damarı olan dünyaya mal olmuş projelere de imza atıyor. 61 yıllık tarihinde altmış biri aşkın dev proje, Türk Loydu’nun da imzası ve çalışmalarıyla hayata geçti. İstanbul Havalimanı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Yüksek Hızlı Tren, TCG Anadolu Gemisi, Nene Hatun Sondaj Gemisi, Rize-Artvin Havalimanı, birçok futbol stadyumu bunlardan sadece birkaçıdır. Klaslama, yasal sertifikasyon, test, muayene, belgelendirme ve onaylanmış kuruluş hizmetlerini 2017 yılından itibaren Türk Loydu Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri A.Ş. bünyesinde yerine getiren Türk Loydu Vakfı, fiziki alanlarının yeterliliği ve gelişmeye açık oluşu ile büyüme yolunda hızla ilerliyor. Türk Loydu, Türkiye’nin milli kuruluşudur. Yetkisi olan alanlar hemen hemen Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan sektörlerin tamamını içermektedir ve IACS üyeliğimiz ile büyümenin, gelişmenin ve ülkemize katkı sağlamanın faydası ve gururu 100. yılında Türkiye Cumhuriyeti’nindir.”
-
Madencilik6 yıl önceİş Makinesi Sektörü Almanya’da Buluşuyor
-
Diğer Gıda & İçecek6 yıl öncePropolisi Türkiye’den Dünyaya İhraç Eden Kadın
-
Haberler10 yıl önceTürk Havayolları ve Boeing uzun vadeli işbirliği anlaşması imzaladı.
-
Diğer İmalatlar6 yıl önceCITS’in Genel Müdürü Ertan Göral oldu
-
Sanayi5 yıl önceSaha İstanbul Çorumlu sanayicilerle buluştu
-
Lojistik5 yıl önceLinde’ye EcoVadis’den ikinci kez altın madalya!
-
Haberler5 yıl önceAkıllı sel bariyerleri, sel baskınlarının önüne geçecek
-
İMALAT5 yıl önceAtlas Copco’dan sanayiye enerji tasarruf sağlayacak 10 öneri
-
Yeni Teknolojiler5 yıl önceUlusal siber sınırlar gerçek ülke sınırları kadar önemli
-
Otomotiv5 yıl önceCHEP Türkiye’de üst düzey atama
-
Makina & Ekipman5 yıl önceRockwell Automation siber güvenlik şirketi OYLO’yu satın aldı
-
İMALAT5 yıl önceCoşkunöz Holding’in Dönüşüm Proje Koordinatörü Evren Özbanazi oldu



