Connect with us

Haberler

Anel, 8. Uluslararası Havalimanı Projesi için Mashreq Bank ile el sıkıştı

Yayın tarihi

-

Yüzde 100 Türk sermayeli mühendislik şirketi Anel, Körfez bölgesinde edindiği tecrübe ve güvenilirliği neticesinde, herhangi bir Türk bankasının kontr garantisine ihtiyaç duyulmaksızın, Birleşik Arap Emirlikleri’nin önde gelen finans kuruluşlarından biri olan Mashreq Bank ile 106 Milyon Dolarlık (AED 392 Mn) finansman paketi imzaladı.

Mashreq Bank tarafından Anel’e sağlanan 106 milyon dolar tutarındaki finansman paketinin imza töreni, Anel Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Batukan ve Mashreq Bank yetkililerinin katılımıyla Dubai’de gerçekleşti.

Elektrik altyapısı Türk mühendislik şirketi Anel tarafından gerçekleştirilen ve yakın zamanda hizmete açılması beklenen Katar Yeni Doha Uluslararası Havalimanı da geçtiğimiz günlerde tamamlanmıştı.

2013 yılında üstlendiği ve devam etmekte olan projeleriyle birlikte iş hacmi yaklaşık 1,2 Milyar Doları bulan Anel Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Batukan gerek Türkiye’de gerekse yurtdışında aldıkları büyük ölçekli işlerle, şirketin ekonomik varlığını arttırmaya devam ettiklerini belirtti.

Bülent Batukan; “Biz Anel olarak 27 yıldır, büyük ölçekli konut projelerinden, hastanelere; teknoloji merkezlerinden, uluslararası havalimanlarına kadar her biri ayrı mühendislik yetkinliği gerektiren birçok projeye imza attık. Yüksek mühendislik kalitesi ile tamamladığımız nitelikli projeler önemli bir elektromekanik taahhüt oyuncusu olarak yurtiçinde ve yurtdışında tercih edilirliğimizi sağlıyor. Yürütmekte olduğumuz projelerin %80’e yakınını daha önce çalıştığımız müşterilerimizden aldığımız işler oluşturuyor. Bu durum hizmet kalitesindeki iddiamızı destekliyor. Anel Elektrik olarak 2012 yılında imzalamış olduğumuz 471mn usd tutarındaki yeni proje kontratları ile  2016 yılı sonuna kadar yaklaşık 600 mn usd büyüklüğündeki backlog seviyelerine ulaştık. Elektrik altyapı işlerini aldığımız Abu Dhabi Uluslararası Havalimanı, Abu Dhabi’nin ticari ve turistik büyümesini sürdürebilmek için Emirlik çapında bir stratejinin sonucu. Önümüzdeki yıllarda artacağı beklenen talebi dünya standartlarında servis kalitesi ile karşılayabilmek amacı ile oluşmuş bu proje aynı zamanda Abu Dhabi Hükümeti’nin 2030 planının bir parçası. Yıllık 27 milyon yolcu kapasiteli bu yeni terminal binası, 703,000 metrekarelik büyüklüğü ile kilometrelerce uzaklıktan bile görülebilecek ve bölgedeki en etkileyici mimari yapılardan biri olacak.” dedi.  Türk mühendisliğini dünyaya ihraç ettiklerinin altını çizen Batukan sözlerine şöyle devam etti: “Biz bir Türk firması olarak uluslararası alanda dahil olduğumuz başarılı projelerde ülkemiz adına çok büyük gurur duyuyoruz. Dünya standartlarında servis kalitesi taahhüdü ile başlanan Abu Dhabi Uluslararası Havalimanı projesini de yine Anel’e yakışır şekilde tamamlayacağız.”

Mashreq Bank hakkında;

Dubai merkezli bir Umman bankası olan Mashreq Bank 1967 yılında kuruldu ve bugün Birleşik Arap Emirlikleri’nin önde gelen finans kuruluşlarından biri oldu.

Ülkenin vizyonunu besleyen önemli finans kaynaklarından biri olan Mashreq Bank, Birleşik Arap Emirlikleri’nin büyümesi için katkı sağlayacak Abu Dhabi Havalimanı projesini de destekliyor. Bu çerçevede yüzde 100 Türk şirketi Anel Elektrik’e de herhangi bir Türk bankası kontr garantisi olmadan yüksek rakamlı bir kredi temin etti. 106 Milyon Dolarlık bu kredi, özellikle körfez bölgesi iş hacmi ve şirketin güvenirliğini ön plana çıkardığı için önem kazanıyor.

Abu-Dhabi Uluslararası Havalimanı hakkında:

Abu Dhabi Uluslararası Havalimanı terminali, şehrin bir iş ve turizm merkezi olarak büyümesini sağlamak amacıyla, Abu Dhabi’nin 2030 yılı projeksiyonunun bir parçası olarak tasarlanmıştır ve 2017 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu proje hükümetin Abu Dhabi’yi turizm merkezi haline getirebilmek için hazırladığı önemli parçalardan biridir.

Abu Dhabi’nin en büyük binası olacak ve 703 bin metrekare alana kurulacak MTC terminal binası, öncelikli geçit olacak ve ülkenin ulusal taşıyıcılığına yapan Etihad Airways’e de ev sahipliği yapacak.

MCT binası Abu Dabi’nin en büyük ve mimari olarak en görkemli binası olarak tasarlanmış. Yapılacak olan yeni bina orta saha terminali olarak seçildiği için havaalanındaki iki pist arasında yer almakta.

MTC Terminali inşaatı Abu Dhabi Uluslararası Havalimanı geliştirme projesinde önemli bir adım olarak kabul ediliyor. Genişleme projesinin başladığı 2006 yılından bu yana, 2008 yılında 4.100 metre uzunluğunda ve 60 metre çapında bir pist ile F A-380 uçaklarının kontrol edilebileceği bir pist inşa edilmiş. Şu anda Etihad Airways için hizmet veren ve 2008 yılında açılan 3.terminal 33 Chek-in kontuarına ve 70 bin metrekarelik bir alana sahip.

Yeni Abu-Dhabi terminali yolcu yürüme mesafesini minimuma indirmek ve uçak park alanını maksimuma çıkarmak için tasarlanmıştır. X şeklinde mimarisi olan terminalin planına geniş analizler sonucunda karar verilmiştir. 39 kapısı bulunan terminalin kapı sayısı 49’a kadar genişletilebiliyor.

 

Anel Elektrik tarafından tamamlanan işlerden bazıları:

Havalimanları: Katar Yeni Doha Havalimanı, Mısır Kahire Havalimanı, Gürcistan Batum ve Tiflis Havalimanları, İstanbul Atatürk, İzmir Adnan Menderes, Ankara Esenboğa Havalimanları

Kültür ve Spor Tesisleri: Katar Kongre Merkezi, Vehbi Koç Vakfı Eğitim ve Kültür Merkezi, Garanti Kültür Merkezi

Oteller: İstanbul Four Seosons Hotel Bosphorus, İstanbul Shangri La Hotel, İstanbul Wyndham Hotel, Hilton Otelleri( Kütahya, Konya, Urfa,Mardin)

Alışveriş Merkezleri: Marmara Forum AVM, İstanbul Forum AVM, Kuyumcukent

Endüstriyel Binalar: Ford Otosan Gölcük Fabrikası,

İş Merkezleri: BP Bakü Merkez Ofis Binası, Anel İş Merkezi, Al Handasa Kompleks ( Katar ), Al Reem Tower (Katar), Sun Plaza,HSBC Genel Müdürlük Binası, Aygaz Genel Müdürlük Binası

Teknolojik Binalar: Sabancı Üniversitesi Nano Teknoloji Merkezi, Gürcistan, Merkez Referans Laboratuvarı, Turkcell Kartal ve Maltepe ve 17 Operasyon Merkezi

Konut Projeleri: Büyükhanlı Beşiktaş ve Akatlar Rezidansları, Kasaba Villaları

Devam Eden İşlerden Bazıları:

  • Marmaray Batırma Tüp Tünel Projesi,
  • Hamad Sağlık Kenti Katar( Hamad Medical City),
  • İŞ GYO Tuzla Teknoloji ve Operasyon Merkezi,
  • Ford Otosan Yeniköy Fabrikası,
  • 42 Maslak Karma Projesi,
  • Gaziantep Forum AVM,
  • Mekke Tren İstasyonu,
  • Ormanada,
  • Marriot Hotel Rusya,
  • Gazprom Kış Sporları Merkezi Rusya.

Yeni Alınan İşler:

  • Abu Dhabi Uluslararası Havalimanı
  • Tekfen Bakü Olimpik Stadı
  • Katar Doha Araştırma ve Geliştirme Kompleksi

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Dicle Elektrik’ten Ekosisteme Sürdürülebilir Aydınlatma Çözümü

Yayın tarihi

-

Yazar:

Sokak ve cadde aydınlatmalarında öncü bir yeniliğe imza atan Dicle Elektrik, EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan “Makaralı Aydınlatma Direği” projesini titiz bir çalışmanın ardından başarıyla hayata geçirdi. Tasarruf sağlayan proje hakkında konuşan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, aydınlatma direklerinin yaygınlaşmasıyla elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması sağlanabileceğini ifade etti.

Hizmet bölgesinde bulunan 6 ilde çevre odaklı sürdürülebilir çalışmalara imza atan Dicle Elektrik, devrim niteliğinde kabul edilebilecek bir projesini daha tamamladı. Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezi mühendislerinin fikrinden doğan ve 18 aylık titiz bir çalışmanın ardından hayata geçirilen çevre ve çalışan dostu “Makaralı Aydınlatma Direği” projesi başarıyla tamamlandı.

Hem iş güvenliğine hem de çevre korumasına katkı
Makaralı Aydınlatma Direği projesinin, hem teknik hem de tasarım açısından aydınlatma sistemlerini iyileştirmek amacı taşıdığını belirten Dicle Elektrik Ar-Ge Direktörü Dr. Mustafa Çelikpençe, projenin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Çelikpençe, “Projemizle birlikte iş kazalarını azaltmak, zaman ve maliyet optimizasyonu sağlamak, personel iş yükünü hafifletmek ve aydınlatma sistemlerindeki sorunları hızlıca çözerek kullanıcı memnuniyetini artırmak hedefleniyor.

Yeni aydınlatma direklerimizden Diyarbakır Genel Müdürlük binamız önünde iki adet prototipi de sergiliyoruz. Bu yeni tasarım direkler, mevcut direklerin üzerine eklenen yeni bir konsol ile birlikte hareketli armatür mekanizmalarıyla donatıldı. Aydınlatmanın yanı sıra kamera, GSM, hoparlör gibi ekipmanlarla da entegre edilebilecek esneklikte tasarlanan direkler; hırsızlık benzeri olaylara maruz kalarak zarar görmesini engellemek için vandal kilit sistemi ile koruma altına alındı” diye konuştu.

“Karbon ayak izi yüzde 30’a varan oranda azalacak”
EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan proje hakkında açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, projenin yaygınlaşması ile elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması beklendiğini ifade etti. Arvas, Dicle Elektrik olarak elektrik dağıtım sektöründe sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlerle kamuoyunun huzuruna çıkmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Ar-Ge çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ar-Ge Merkezi açma izni alan ilk elektrik dağıtım şirketi olduk. Patent portföyümüzü genişletiyor olmaktan memnuniyet duymakla birlikte bu projenin çalışan güvenliğine yönelik olması ayrıca gurur verici. Bu kritik aşamanın ardından patent süreçlerine de başladık. Projenin tüm süreçlerinde emeği geçen Dicle Ar-Ge Merkezi çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.” diye konuştu.

 

Haberin Devamı

Haberler

Türk Loydu, klaslamanın en önemli kuruluşu IACS’ın 12. üyesi oldu

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türk Loydu, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS’ın 12. üyesi olarak kabul edildi. Uluslararası Klaslama Kuruluşları Birliği (IACS) üyeliği, uluslararası deniz emniyeti, çevre koruma ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda Türk Loydu’nun etkisini artırarak, Türk denizcilik sektörünün uluslararası düzeyde daha fazla söz sahibi olmasına katkı sağlayacak.

1930’lara dayanan çalışmalarıyla resmi olarak 11 Eylül 1968 yılında kurulan, güvenli gemilere ve temiz denizlere adanmış olmanın yanı sıra, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS; teknik destek, uyumluluk doğrulaması, araştırma ve geliştirme yoluyla deniz güvenliği ve düzenlemelerine benzersiz bir katkı sağlıyor. Dünyanın kargo taşıma tonajının %90’ından fazlası, IACS üyelerinin belirlediği sınıflandırma, inşaat ve ömür boyu uyumluluk kuralları ve standartları kapsamında yer alıyor. 2001 yılında SWEDAC’tan ISO 17021 standardına göre akreditasyon alarak bu kapsamda akredite edilen ilk ulusal kuruluş olan Türk Loydu Vakfı, 2006’ya gelindiğinde Paris Mou Yüksek Performans Listesi’nde ilk kez yer alan ve Avrupa Birliği’nden onaylanmış kuruluş olarak tescil ediliyor. 2011 yılında da küresel klaslama pazarının en önemli kuruluşu olan IACS tarafından klas kuruluşu statüsü ile tescil edilen Türk Loydu, günümüzde resmi olarak IACS üyeliğine hak kazanarak, birliğin 12. üyesi oluyor.

Konuyla ilgili olarak Türk Loydu tarafından, “Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük onur!” başlığıyla servis edilen açıklamada, şu ifadeler kullanılıyor: “Günümüzde Türk Loydu, denizcilik sektörü başta olmak üzere enerjiden imalata, savunma sanayiinden lojistiğe kadar tüm sektörlerde; klaslama, denetim, kalite yönetim ve ileri mühendislik gibi birçok alanda hizmet veriyor. Çok sayıda bilimsel ve teknik konferanslarda yer almanın yanı sıra aynı zamanda eğitimler veriyor, çok sayıda öğrenciye burs desteği sağlıyor. 1962 yılında Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulan Türk Loydu bugüne kadar yaklaşık 3000 adet geminin klaslama hizmetinin yanı sıra, Türkiye ekonomisinin can damarı olan dünyaya mal olmuş projelere de imza atıyor. 61 yıllık tarihinde altmış biri aşkın dev proje, Türk Loydu’nun da imzası ve çalışmalarıyla hayata geçti. İstanbul Havalimanı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Yüksek Hızlı Tren, TCG Anadolu Gemisi, Nene Hatun Sondaj Gemisi, Rize-Artvin Havalimanı, birçok futbol stadyumu bunlardan sadece birkaçıdır. Klaslama, yasal sertifikasyon, test, muayene, belgelendirme ve onaylanmış kuruluş hizmetlerini 2017 yılından itibaren Türk Loydu Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri A.Ş. bünyesinde yerine getiren Türk Loydu Vakfı, fiziki alanlarının yeterliliği ve gelişmeye açık oluşu ile büyüme yolunda hızla ilerliyor. Türk Loydu, Türkiye’nin milli kuruluşudur. Yetkisi olan alanlar hemen hemen Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan sektörlerin tamamını içermektedir ve IACS üyeliğimiz ile büyümenin, gelişmenin ve ülkemize katkı sağlamanın faydası ve gururu 100. yılında Türkiye Cumhuriyeti’nindir.”

Haberin Devamı

Haberler

Su kaynaklarımızı korumamıza yardımcı olacak yöntemler

Yayın tarihi

-

Yazar:

Su, dünyamızdaki yaşamın kaynağı ve canlı ekosisteminin hayatını devam ettirebilmesi için de ihtiyaç duyduğu en temel öğe. Dünyamızın milyonlarca yıldır sürdürdüğü ve kendi kendini temizleyerek canlılara hayat veren su döngüsü, yine insan etkisi ile son yıllarda iyice bozulmaya başladı. Bilinçsiz su kullanımı ve tüketimi, hızlı sanayileşme, büyüyen şehirler ve yanlış tarım uygulamaları gibi birçok farklı faktör suyumuzun kirlenmesine ve kendi içerisindeki döngüsünün bozulmasına yol açıyor. Yarattığımız bu kirliliğe ve su döngüsüne verdiğimiz zarara dur diyecek olan da yine bizleriz. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, 22 Mart Dünya Su Günü’nde suyumuzu nasıl temiz tutabileceğimiz, israf etmeden kullanabileceğimiz ve koruyabileceğimize dair ipuçlarını paylaştı.

Atıklar doğrudan suya boşaltılmamalı

Suyumuzu en çok kirleten öğelerden birinin bilinçsiz ve kontrolsüz şekilde doğaya bırakılan atıklar olduğu biliniyor. En basit haliyle gün içerisinde mutfaktan boşaltılan ve suya karışan yemek artıkları, kullanılmış yağlar, suya atılan peçete ve kağıtlar, kanalizasyona dökülen atıklar doğrudan suya karışarak kirlenmesine neden oluyor. Bu da suyun temas ettiği toprağın kirlenmesi ve kendi içindeki dengesinin bozulmasına, aynı zamanda da bu suları tüketen evcil hayvan ya da insanların hastalanmasına yol açıyor. Atık kontrolünün hem bireysel hem de şirketler ya da kamu kurumları tarafından çok iyi yapılması, suyun korunması ve temiz tutulması için atılabilecek en önemli adımlardan.

Suyu boşa kullanımı engellenmeli

Suyumuz, hayatımızı devam ettirmemiz için ihtiyaç duyduğumuz en önemli kaynak. Bunun için de tek damlasının bile israf edilmemesi, boşa akıtılmaması ve kullanılmaması çok önemli. Özellikle evlerin içerisinde elde bulaşık yıkamak, el yıkarken ya da diş fırçalarken suyu boşa akıtmak, bozuk su tesisatlarını tamir ettirmemek, sık ve gereksiz yere araç yıkatmak, bahçe sulama gibi işlemler için damlama gibi etkin yöntemleri kullanmamak suyun israf edildiği örnekler arasında. Bu ve benzeri kullanım yanlışlarının da önüne geçerek suyumuzu koruma altına almak ise çok önemli.

Plastik kullanımından vazgeçilmeli

Suyumuzu en çok kirleten maddelerden biri de plastik. Günlük hayatımızda birçok noktada kullandığımız ve doğaya doğrudan zarar veren plastikler, suyun içerisinde yüzlerce yıl bozulmayarak kirletici özelliklerini koruyor. Bunun için plastik poşetler, şişe sular gibi ürünlerin kullanımının sıfıra indirilmesi gerekiyor. Doğaya bırakılan her bir plastik madde, canlı ekosistemini de doğrudan etkileyerek yaşam alanlarını tahrip ediyor.

Çevreyi kirleten ürünlerin kullanımı azaltılmalı

Gün içerisinde sıkça kullanılan, plastiğin yanı sıra geri dönüştürülemeyen farklı materyallerden oluşan ürünlerin kullanımı da suyumuzu kirleten unsurlar arasında. Deodorant, parfüm gibi ürünlerin hem üretimi hem de kullanımı sırasında yapılan hatalar da su kaynaklarının uzun vadede farklı kimyasallarla kirlenmesine neden oluyor. Yine buna benzer kişisel bakım ürünleri ve kozmetikler de suyun kirlenmesini sağlıyor. Bu ürünlerin kullanımı sonrasında yıkanması sırasında karışan kimyasal maddeler, su kaynaklarına ulaşarak doğanın dengesinin bozulmasına yol açıyor. Bunun için doğa dostu olan, sertifikalı ve kirlenmeyi azaltacak ürünlerin tercih edilmesi de etkili bir yöntem olabilir.

Deniz, göl ve nehirlerin temiz tutulması gerekiyor

Su döngüsünün en önemli parçalarından biri olan ve ana su kaynakları arasında da sayılan denizlerin, göllerin ve nehirlerin de kirletilmemesi ve korunması gerekiyor. Bu su kaynaklarına çöp atılmaması, var olan çöplerin temizlenmesi ve hiçbir şekilde atık karıştırılmaması suyun korunması için çok önemli. Özellikle su döngüsünün önemli bir parçası olan tatlı su kaynaklarının kirletilmemesi için bireysel olarak harekete geçilmesi canlı hayatın devamlılığı için de gerekli noktalardan biri olarak öne çıkıyor.

Pil atıklarına dikkat edilmesi

Günlük hayatta bir güç kaynağı olarak kullanılan piller, suyu ve toprağı kirleten en önemli maddeler arasında. İçerisinde bulunan cıva, kurşun, nikel gibi ağır metaller, atık olarak doğaya bırakıldıklarında uzunca bir süre kirlenmeye sebebiyet verebiliyor. Bu sebeple pillerin mutlaka toplanması, uygun alanlara atık olarak bırakılması, imha edilmesi ya da geri dönüştürülmesi gerekiyor. Pillerin suya hiçbir şekilde temas ettirilmemesi büyük önem taşıyor.

Haberin Devamı

Trendler