Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Genel Sekreteri ve 2026–2027 dönemi OICA Konsey Üyesi Özlem Güçlüer, Paris’te yapılan Uluslararası Motorlu Taşıt Üreticileri Birliği (OICA) Genel Kurulu’nda Türkiye ile Avrupa Birliği otomotiv sanayileri arasındaki entegrasyonun korunması gerektiğini savundu. Güçlüer’e göre bu bağ, Avrupa’nın küresel rekabet gücü için de belirleyici.
OICA ile Fransa Otomobil Üreticileri Komitesi’nin (CCFA) ev sahipliğindeki toplantıda küresel rekabet, değer zincirlerinin geleceği ve Çin ile iş birliği ele alındı. Genel Kurul kapsamındaki “Current Challenges Facing the European Automotive Industry” (Avrupa Otomotiv Sanayisinin Karşı Karşıya Olduğu Güncel Zorluklar) panelinde Güçlüer’in yanı sıra ACEA Genel Direktörü Sigrid de Vries, VDA Başkanı Hildegard Müller ve SMMT Direktörü Mike Hawes konuştu.
Panelde pazar koşulları, üretim, yatırımlar, istihdam, CO₂ emisyon standartları ve dönüşüm sürecindeki esneklikler tartışıldı. AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı (Industrial Accelerator Act – IAA) kapsamında gündeme gelen yerli katkı oranı, menşe kriterleri ve Avrupa menşeli ürünlere öncelik verilmesine yönelik yaklaşımlar da masadaydı.
Gümrük Birliği’nin 30 yılı aşan birikimi
IAA sürecinin kritik bir aşamaya geldiği dönemde söz alan Güçlüer, Türkiye ile AB arasında 30 yılı aşkın süredir Gümrük Birliği temelinde gelişen otomotiv ekosisteminin yalnız ticaretten ibaret olmadığını anlattı. Güçlüer’e göre iki taraf arasında ortak yatırım, üretim, tedarik zinciri, teknoloji, mühendislik ve istihdam alanlarında güçlü bağlar oluştu.
Güçlüer, Avrupa’nın yeni sanayi politikalarının mevcut değer zincirlerini koruyan, karşılıklı yatırımları destekleyen ve güvenilir ticaret ortaklarıyla iş birliğini güçlendiren kapsayıcı bir yaklaşımla şekillenmesinin önemli olduğunu belirtti.
Çin rekabeti ve entegre değer zincirleri
Avrupa otomotiv sanayisinin karşı karşıya olduğu küresel rekabeti de değerlendiren Güçlüer, Çin otomotiv sanayisinin üretim ölçeği, teknolojik gelişim hızı ve yenilik kapasitesinin rekabet dinamiklerini yeniden biçimlendirdiğini söyledi. Bu ortamda entegre değer zincirlerinin korunup geliştirilmesini öne çıkaran Güçlüer, Türkiye ve AB otomotiv sanayilerinin birbirinin hem önemli tedarikçisi hem de önemli pazarı olduğunu vurguladı.
Panelde Çin otomotiv sanayisinin küresel pazarlardaki artan etkisi ve Avrupa ile kurulabilecek sanayi iş birlikleri de konuşuldu. Güçlüer, sürdürülebilir sanayi ortaklıklarının yalnız ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, yerel tedarik zincirlerinin geliştirilmesi, teknoloji transferi, Ar-Ge ve istihdama katkıyla ölçülmesi gerektiğini ifade etti.
Öngörülebilir yatırım ortamı çağrısı
Güçlüer’in değerlendirmesine göre Avrupa otomotiv sanayisinin geleceği için rekabetçilik, dayanıklı tedarik zincirleri ve öngörülebilir yatırım ortamı birlikte ele alınmalı. Türkiye ve AB otomotiv sanayilerinin ortak kazanımlarını koruyan ve ileri taşıyan bir sanayi politikası, ona göre Avrupa’nın küresel rekabet gücüne önemli katkı sağlayacak.
OSD, OICA’yı uluslararası otomotiv sanayisi temsilcileri arasında diyalog ve iş birliğini geliştiren bir platform olarak tanımlıyor ve dönüşüm sürecinde Türk otomotiv sanayisinin görüş ve önceliklerini uluslararası platformlara taşımaya devam edeceğini bildiriyor. Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerindeki konumuna ilişkin benzer bir değerlendirmeyi geçen hafta DEİK Başkanı Nail Olpak da yapmıştı.
Kaynaklar
- Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), “OSD, OICA Genel Kurulu’nda Türkiye Otomotiv Sanayisinin Avrupa Rekabetçiliğindeki Stratejik Rolünü Vurguladı”, 23 Ekim 2026 — osd.org.tr










