Haberler
Hangi otomobil üreticisi Çin’deki büyümeden aslan payını alacak?
Küresel otomotiv piyasası kötü geçen birkaç yıldan sonra, Çin’den gelen talebin etkisiyle büyüyor ve bu pazardan aslan payını alanlar Alman otomobil üreticileri. Çin’in otomobil talebinin öngörülebilir gelecekte artmaya devam edecek olması da, Alman araba üreticilerini avantajlı bir konuma sokuyor.
Dünya Bankası verilerine göre Çin’de 1000 kişiye 58 araba düşüyor. Bu oran ABD’de 797, Japonya’da 591 ve Almanya’da 572. Araba satışlarında büyüme potansiyeli en az 10x. Otomotiv üreticilerinin yaptığı tahminlere göre Çin’de, 2020 yılında araba satışları 40 milyona ulaşacak ve Çin’i dünyanın en büyük otomobil pazarı yapacak. (Karşılaştırma için; ABD’de yıllık araba satışları şu anda 15.9 milyon düzeyinde.)
Her ne kadar 40 milyon çok büyük bir rakam gibi görünse de yıllık sadece % 7’lik büyümeye denk geliyor ve Çin’in büyüme hızı düşünülürse bu gerçekçi bir rakam.
Hangi araba üreticisi Çin’deki büyümeden aslan payını alacak?
Eğer üreticileri coğrafi ve sektörel büyüme hızı bazında gruplandırırsak, BMW ve Volkswagen en iyi konumdalar. Bu iki üretici aynı zamanda Çin piyasasına en çok nüfuz etmiş üreticiler. Özellikle BMW gelirinin % 18.8’ini Çin’den sağlayarak öne çıkıyor. Bu oran sektördeki en yüksek oranGeçen hafta başlarında Daimler’in CEO’su büyük ihtimalle BMW’nin ABD’de 2013 yılında satışlarda Mercedes’i geçeceğini söyledi. Bu BMW’nin tasarımlarının yalnızca Çin’de değil rekabetin yüksek olduğu ABD piyasasında da tuttuğunun göstergesi.
Saxo Capital markets otomotiv sektör analizinin detayları:
| ABD’den ikinci çeyrek bilanço döneminde gelen veriler Ford’un ABD piyasasında General Motors’tan daha iyi performans sergilediğini gösteriyor, fakat bu iki üretici de önemli bir pazarı atlamış olabilirler. Küresel araba piyasası kötü geçen birkaç yıldan sonra, Çin’den gelen talebin etkisiyle büyüyor ve bu pazardan aslan payını alanlar Alman araba üreticileri. Çin’in araba talebinin öngörülebilir gelecekte artmaya devam edecek olması da, alman araba üreticilerini avantajlı bir konuma sokuyor.
Otomobil Rönesansı
Küresel araba endüstrisinin boyutu dudak uçuklatıcı ve krizden sonra kârlılığın artması da sektörü yatırımcılar için çekici kılıyor. Bu çekiciliğin bir nedeni de, sektörün Şubat 2009’dan beri yıllık bazda %19.7 toplam getiri getirmesi. Bu her ne kadar hisse senedi piyasaları ortalamasında olsa da, düşük kâr marjlarıyla ve işgücü sorunlarıyla cebelleşen bir endüstri için büyük başarı.
Son gelen veriler de bir zamanlar kötü durumda olan endüstrinin bir Rönesans yaşamakta olduğunu gösteriyor. Sermaye getirisi %8’in biraz altında ve bu da endüstrinin sermaye için harcadığından daha fazla getiri sağladığını gösteriyor. Bu yatırımcılar ve kredi verenler için bir değer yaratılması demek. Sektörün faaliyet kârı son 10 yıldır görülmeyen seviyelere ulaştı, bu da görünümün gerçekten iyi olduğunu gösteriyor. Bütün göstergeler araba endüstrisinin daha hızlı büyümenin ve daha iyi maliyet kontrolünün olduğu bir döneme girdiğini gösteriyor. Tesla’nın otomotiv endüstrisine girmesi de, araba üreticilerinin arasındaki rekabeti arttırdı, bunların arasında arabalarda daha fazla yazılım ve teknoloji önermek var. Sektör kesinlikle değişiyor ve yatırımcılar ve tüketiciler için daha çekici bir hal alıyor.
Ford GM’in üç boy önünde
İkinci çeyrek bilançoları Ford’un yeni pazara çok iyi uyum sağladığını ve GM’i geride bıraktığını gösteriyor. İkinci çeyrek rakamları Ford yıllık bazda karlılığını %14.7 arttırırken, GM’in sadece %3.9 arttırdığını gösteriyor.
Daha iyi büyüme ve karlılığa ek olarak Ford’un GM’e nazaran önemli bir avantajı da Asya Pasifik bölgesindeki daha büyük varlığı. Bu bölgede fazla varlığının olmaması GM’in en zayıf noktasıyken, Ford için ise kazanan bir formül. ABD piyasalarının hızlanmakta olduğu gerçeği de eklenirse, Ford sektörde yatırım yapıp hem ABD’deki hızlanmadan hem de Asya bölgesinden faydalanmak isteyen yatırımcı için ilginç bir performans. Fakat potansiyel ne kadar büyük?
Asya’daki ve özellikle de Çin’deki potansiyel oldukça büyük. ABD otomotiv piyasası finansal kriz sırasında nerdeyse %50 daraldı. Ford batmaktan son anda kurtuldu, GM ise devlet tarafından kurtarıldı. ABD’de araba satışları yıllık bazda 6 milyon yada dip noktasından %80 arttı, fakat bu durum daha ne kadar sürebilir?
Araba satışlarındaki değişim ekonominin durumuyla bağlantılı, ve ABD ekonomisi büyümekte. Fakat satışları etkileyen bir diğer faktörde nüfus artış hızı, nüfus artış hızı arabaya olan talebi tek başına ekonomik büyümenin yapamayacağı kadar yukarıya taşıyabilir. Aşağıdaki grafik ABD’de nüfusa oranla araba satışlarını gösteriyor, krizden önceki oran %5.7’yken oran şu anda %5.1’de. Eğer araba satışlarının bundan sonraki finansal krizden önce eski ortalamalarına döneceği farz edilirse yılda 2,9 milyonluk yada %18’lik bir büyüme beklenebilir.
Çin, otomotiv endüstrisinin geleceği
ABD’deki büyüme potansiyeli Çin’dekinin yanında bir hiç. Çin piyasasını ele geçirmeye başaran şirket, her şeyi değiştirecek yeni teknolojiler ortaya çıkmadığı sürece 21.yy’ın ilk yarısının en dominant otomotiv üreticisi olma yarışını kazanmış demektir.
Dünya Bankası verilerine göre Çin’de 1000 kişiye 58 araba düşüyor, bu oran ABD’de 797, Japonya’da 591 ve Almanya’da 572. Araba satışlarında büyüme potansiyeli en az 10x. Çin’de Otomotiv Üreticilerinin yaptığı tahminlere göre 2020 yılında araba satışları 40 milyona ulaşıp, Çin’i dünyanın en büyük araba pazarı yapacak. Karşılaştırma için ABD’de yıllık araba satışları şu anda 15.9 milyon düzeyinde. Her ne kadar 40 milyon çok büyük bir rakam gibi görünse de yıllık sadece %7’lik büyüme gerektiriyor ve Çin’in büyüme hızı düşünülürse bu gerçekçi bir rakam.
Hangi araba üreticisi Çin’deki büyümeden aslan payını alacak? Eğer üreticileri coğrafi ve sektörel büyüme hızı bazında gruplandırırsak, BMW ve Volkswagen en iyi konumdalar. Bu iki üretici aynı zamanda Çin piyasasına en çok nüfuz etmiş üreticiler. Özellikle BMW gelirinin %18.8’ini Çin’den sağlayarak öne çıkıyor, bu oran sektördeki en yüksek oran. Bu haftanın başlarında Daimler’in CEO’su büyük ihtimalle BMW’nun ABD’de 2013 yılında satışlarda Mercedes’i geçeceğini söyledi. Bu BMW’nun tasarımlarının yalnızca Çin’de değil rekabetin yüksek olduğu ABD piyasasında da tuttuğunun göstergesi.
Düşük seyreden Yen’e rağmen yatırımcılar Japon araba üreticilerinin Çin piyasasını domine etmelerine oynamamalı, iki ülke arasındaki tarihsel sorunlar Japon üreticilerin Çin’deki başarılarını etkiliyor.
Peter Garnry – Saxo Bank Hisse Senetleri Analisti
|
*Saxo Capital Markets Hakkında
Saxo Capital Markets Menkul Değerler A.Ş. Foreks, CFD, Futures, Borsa Opsiyonları gibi uluslararası yatırım araçlarını tüm dünyada tek bir platform üzerinden sunan Danimarka kökenli Saxo Bank’ın bir iştirakidir.
Türkiye’de SPK’dan lisansını alarak Eylül 2012’de faaliyete başlayan Saxo Capital Markets Menkul Değerler A.Ş. foreks, futures, CFD’ler ve borsa opsiyonlarını tek platformdan sunarak yatırımcıların portföylerini zenginleştirilebilmelerini ve risk yönetimlerini kolaylıkla yapabilmelerini sağlamaktadır.
Saxo Bank Hakkında
Saxo Bank, ekonominin belirsizlik dönemlerinde büyümeye odaklı stratejisi ile Avrupa’nın seçkin bankaları arasında yer alıyor. Saxo Bank, Ağustos 2011’de, dünyanın önde gelen yatırım firmalarından TPG Capital’in Saxo Bank’ın ana hissedarlarından biri olduğunu duyurdu. Bu girişim sonucunda, TPG Capital, Saxo Bank’ın yüzde 30 payını satın almış oldu.
Saxo Bank, yasal ve lisanslı bir Avrupa bankası olarak, forex, hisse senetleri, ETF’ler (borsa yatırım fonları), vadeli işlem ve opsiyon kontratları, CFD’ler (fark kontratları) ve diğer türev ürünlerde işlem yapma imkanı sunuyor. Alım satım yapmak isteyen bireysel ve kurumsal müşterilerine, birbiriyle entegre, web tarayıcı tabanlı SaxoWebTrader; indirilebilir SaxoTrader yazılımı ve mobil cihazlar için SaxoMobileTrader uygulaması olarak üç ayrı platformu 20 dilde sunmaktadır.
Saxo Bank ayrıca Saxo Asset Management vasıtasıyla profesyonel portföy ve fon yönetimi hizmetleri, Saxo Privatebank üzerinden ise perakende bankacılık hizmetleri vermektedir. Saxo Bank’ın Avrupa, Asya, Ortadoğu, Latin Amerika ve Avustralya’da ofisleri bulunmaktadır. Bilgi için: www.saxobank.com
GIDA & İÇECEK
Gürok Grup’ta üst düzey atama
Gürok Grup’un 2024 yılında tüketicilerle buluşturduğu, Türkiye’nin en yüksek magnezyum ve toplam mineral değerine sahip içecek ailesi AVOYA’nın Genel Müdürlük görevine Ümit Bayvas atandı.
Atamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Gürok Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat, şunları söyledi: “Ümit Bey’in hem global hem de yerel pazarlarda edindiği güçlü deneyimin, markamızın büyüme yolculuğuna değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. AVOYA ile tüketicilere doğal içeriklerle zenginleştirilmiş, yüksek mineral değerine sahip, yenilikçi bir içecek deneyimi sunuyoruz. Bu vizyonla daha geniş kitlelere ulaşma ve pazardaki konumumuzu daha da güçlendirme noktasında kendisine güvenimiz tam. Atamamızın hayırlı ve uğurlu olmasını diliyoruz.”
Birçok önde gelen küresel FMCG ve içecek şirketinde üst düzey yönetici olarak görev alan Ümit Bayvas, 30 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı ülkelerde büyük ölçekli ticari ve organizasyonel dönüşüm projelerine liderlik etti. Türkiye, Orta Doğu, Afrika ve Kuzey Amerika gibi geniş coğrafyalarda dağıtım sistemleri, satış yapılanmaları ve pazara giriş stratejilerinin oluşturulmasına öncülük eden Bayvas, son dönemde uluslararası FMCG şirketlerine danışmanlık yaparak ticari mükemmeliyet, pazar genişlemesi ve “route-to-market” stratejileri konularında önemli projelere imza attı.
Gürok Grup, geçen sene hızlı tüketim ürünleri sektörüne AVOYA ile önemli bir adım atarak tüketicilere yüksek magnezyum oranı ve doğal bileşenleriyle yenilikçi içecekler sunuyor. AVOYA, Türkiye’nin toplam mineral ve magnezyum değeri en yüksek maden suyu olarak fark yaratıyor. Sektörde bir ilki gerçekleştirerek meyve ve bitki özleri ile zenginleştirilmiş, tamamen doğal içerikli formüllerle tüketicilere sunuluyor. Bu yenilikçi yaklaşımla AVOYA hem maden suyu hem de mineralli gazlı içecek kategorisinde devrim yaratmayı hedefliyor.
Haberler
Dicle Elektrik’ten Ekosisteme Sürdürülebilir Aydınlatma Çözümü
Sokak ve cadde aydınlatmalarında öncü bir yeniliğe imza atan Dicle Elektrik, EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan “Makaralı Aydınlatma Direği” projesini titiz bir çalışmanın ardından başarıyla hayata geçirdi. Tasarruf sağlayan proje hakkında konuşan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, aydınlatma direklerinin yaygınlaşmasıyla elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması sağlanabileceğini ifade etti.
Hizmet bölgesinde bulunan 6 ilde çevre odaklı sürdürülebilir çalışmalara imza atan Dicle Elektrik, devrim niteliğinde kabul edilebilecek bir projesini daha tamamladı. Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezi mühendislerinin fikrinden doğan ve 18 aylık titiz bir çalışmanın ardından hayata geçirilen çevre ve çalışan dostu “Makaralı Aydınlatma Direği” projesi başarıyla tamamlandı.
Hem iş güvenliğine hem de çevre korumasına katkı
Makaralı Aydınlatma Direği projesinin, hem teknik hem de tasarım açısından aydınlatma sistemlerini iyileştirmek amacı taşıdığını belirten Dicle Elektrik Ar-Ge Direktörü Dr. Mustafa Çelikpençe, projenin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Çelikpençe, “Projemizle birlikte iş kazalarını azaltmak, zaman ve maliyet optimizasyonu sağlamak, personel iş yükünü hafifletmek ve aydınlatma sistemlerindeki sorunları hızlıca çözerek kullanıcı memnuniyetini artırmak hedefleniyor.
Yeni aydınlatma direklerimizden Diyarbakır Genel Müdürlük binamız önünde iki adet prototipi de sergiliyoruz. Bu yeni tasarım direkler, mevcut direklerin üzerine eklenen yeni bir konsol ile birlikte hareketli armatür mekanizmalarıyla donatıldı. Aydınlatmanın yanı sıra kamera, GSM, hoparlör gibi ekipmanlarla da entegre edilebilecek esneklikte tasarlanan direkler; hırsızlık benzeri olaylara maruz kalarak zarar görmesini engellemek için vandal kilit sistemi ile koruma altına alındı” diye konuştu.
“Karbon ayak izi yüzde 30’a varan oranda azalacak”
EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan proje hakkında açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, projenin yaygınlaşması ile elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması beklendiğini ifade etti. Arvas, Dicle Elektrik olarak elektrik dağıtım sektöründe sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlerle kamuoyunun huzuruna çıkmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Ar-Ge çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ar-Ge Merkezi açma izni alan ilk elektrik dağıtım şirketi olduk. Patent portföyümüzü genişletiyor olmaktan memnuniyet duymakla birlikte bu projenin çalışan güvenliğine yönelik olması ayrıca gurur verici. Bu kritik aşamanın ardından patent süreçlerine de başladık. Projenin tüm süreçlerinde emeği geçen Dicle Ar-Ge Merkezi çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Haberler
Türk Loydu, klaslamanın en önemli kuruluşu IACS’ın 12. üyesi oldu
Türk Loydu, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS’ın 12. üyesi olarak kabul edildi. Uluslararası Klaslama Kuruluşları Birliği (IACS) üyeliği, uluslararası deniz emniyeti, çevre koruma ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda Türk Loydu’nun etkisini artırarak, Türk denizcilik sektörünün uluslararası düzeyde daha fazla söz sahibi olmasına katkı sağlayacak.
1930’lara dayanan çalışmalarıyla resmi olarak 11 Eylül 1968 yılında kurulan, güvenli gemilere ve temiz denizlere adanmış olmanın yanı sıra, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS; teknik destek, uyumluluk doğrulaması, araştırma ve geliştirme yoluyla deniz güvenliği ve düzenlemelerine benzersiz bir katkı sağlıyor. Dünyanın kargo taşıma tonajının %90’ından fazlası, IACS üyelerinin belirlediği sınıflandırma, inşaat ve ömür boyu uyumluluk kuralları ve standartları kapsamında yer alıyor. 2001 yılında SWEDAC’tan ISO 17021 standardına göre akreditasyon alarak bu kapsamda akredite edilen ilk ulusal kuruluş olan Türk Loydu Vakfı, 2006’ya gelindiğinde Paris Mou Yüksek Performans Listesi’nde ilk kez yer alan ve Avrupa Birliği’nden onaylanmış kuruluş olarak tescil ediliyor. 2011 yılında da küresel klaslama pazarının en önemli kuruluşu olan IACS tarafından klas kuruluşu statüsü ile tescil edilen Türk Loydu, günümüzde resmi olarak IACS üyeliğine hak kazanarak, birliğin 12. üyesi oluyor.
Konuyla ilgili olarak Türk Loydu tarafından, “Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük onur!” başlığıyla servis edilen açıklamada, şu ifadeler kullanılıyor: “Günümüzde Türk Loydu, denizcilik sektörü başta olmak üzere enerjiden imalata, savunma sanayiinden lojistiğe kadar tüm sektörlerde; klaslama, denetim, kalite yönetim ve ileri mühendislik gibi birçok alanda hizmet veriyor. Çok sayıda bilimsel ve teknik konferanslarda yer almanın yanı sıra aynı zamanda eğitimler veriyor, çok sayıda öğrenciye burs desteği sağlıyor. 1962 yılında Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulan Türk Loydu bugüne kadar yaklaşık 3000 adet geminin klaslama hizmetinin yanı sıra, Türkiye ekonomisinin can damarı olan dünyaya mal olmuş projelere de imza atıyor. 61 yıllık tarihinde altmış biri aşkın dev proje, Türk Loydu’nun da imzası ve çalışmalarıyla hayata geçti. İstanbul Havalimanı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Yüksek Hızlı Tren, TCG Anadolu Gemisi, Nene Hatun Sondaj Gemisi, Rize-Artvin Havalimanı, birçok futbol stadyumu bunlardan sadece birkaçıdır. Klaslama, yasal sertifikasyon, test, muayene, belgelendirme ve onaylanmış kuruluş hizmetlerini 2017 yılından itibaren Türk Loydu Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri A.Ş. bünyesinde yerine getiren Türk Loydu Vakfı, fiziki alanlarının yeterliliği ve gelişmeye açık oluşu ile büyüme yolunda hızla ilerliyor. Türk Loydu, Türkiye’nin milli kuruluşudur. Yetkisi olan alanlar hemen hemen Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan sektörlerin tamamını içermektedir ve IACS üyeliğimiz ile büyümenin, gelişmenin ve ülkemize katkı sağlamanın faydası ve gururu 100. yılında Türkiye Cumhuriyeti’nindir.”
-
Madencilik7 yıl önceİş Makinesi Sektörü Almanya’da Buluşuyor
-
Diğer Gıda & İçecek7 yıl öncePropolisi Türkiye’den Dünyaya İhraç Eden Kadın
-
Haberler10 yıl önceTürk Havayolları ve Boeing uzun vadeli işbirliği anlaşması imzaladı.
-
Diğer İmalatlar7 yıl önceCITS’in Genel Müdürü Ertan Göral oldu
-
Sanayi5 yıl önceSaha İstanbul Çorumlu sanayicilerle buluştu
-
Lojistik5 yıl önceLinde’ye EcoVadis’den ikinci kez altın madalya!
-
Haberler5 yıl önceAkıllı sel bariyerleri, sel baskınlarının önüne geçecek
-
İMALAT5 yıl önceAtlas Copco’dan sanayiye enerji tasarruf sağlayacak 10 öneri
-
Yeni Teknolojiler5 yıl önceUlusal siber sınırlar gerçek ülke sınırları kadar önemli
-
Otomotiv5 yıl önceCHEP Türkiye’de üst düzey atama
-
Makina & Ekipman5 yıl önceRockwell Automation siber güvenlik şirketi OYLO’yu satın aldı
-
İMALAT5 yıl önceCoşkunöz Holding’in Dönüşüm Proje Koordinatörü Evren Özbanazi oldu








