Connect with us

Haberler

İş hayatında koçluk mu mentörlük mü?

Yayın tarihi

-

Son yılların büyük rağbet gören uygulaması Profesyonel Koçluk Hizmeti, kişilere olaylara farklı açıdan bakabilme, duygu ve düşüncelerini daha iyi tanımlayabilme, kendine olan güveni artırma gibi birçok konuda destek veriyor. Peki, profesyonel koçluk nedir? Mentörlük, rehberlik gibi kavramlarla farkı ne?

 

 

 

Profesyonel koçluk sanatını ve uygulamalarını ilerletmek amacıyla kurulan Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF Türkiye), koçluk mesleğini toplumun farklı katmanlarına tanıtmak ve koçların gelişimine destek olmak için önemli çalışmalara imza atıyor. Koçluk mesleğinin en fazla karıştırıldığı alanlardan biri de mentörlük. Peki, koçluk ve mentörlüğü birbirinden ayıran farklar neler? İş hayatında kurumlar hangi özelliklere sahip yöneticiler arıyor?

 

Kişilere, olaylara farklı açıdan bakabilme, duygu ve düşüncelerini daha iyi tanımlayabilme, kişiye kendine güvenebilme gibi birçok konuda destek olan koçluk kavramının uluslararası alanda ve Türkiye’de doğru tanınmasını amaçlayan Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF Türkiye) Başkanı Nur Velidedeoğlu Kavuncu ve Başkan Yardımcısı Naci Demiral ile görüşüp, iş hayatında kurumların hangi tip yönetici profili yetiştirdiğini, ne özellikler aradığını ve kişilerin başarı için kendilerini nasıl geliştirebilecekleri hakkında bilgiler aldık.

 

Kişiyi iş hayatında başarıya götüren faktörler…

Nur Velidedeoğlu Kavuncu, koçluğun iş yaşamında etkilerini değerlendirirken “Koçluk becerileri gelişmiş lider yöneticilerin, kendi gelişimlerine odaklanırken birlikte çalıştıkları kişilere de koçluk yaklaşımıyla liderlik yaptıklarını görüyoruz” diyor. Velidedeoğlu Kavuncu, liderlerin başarılarını ise; “Kendi kaynaklarının neler olduğunu, bunları nasıl kullanabileceğini ve insanların davranışlarının arkasındaki duyguları anlayarak ve onları yöneterek, etkili insan ilişkilerine sahip oluyor” şeklinde açıklıyor.

 

Mentörlük nedir, iş hayatında hangi amaçlarda kullanılıyor? 

Mentörlük kurum içindeki değerli bilginin, kurum kültürünün, liderlik deneyimlerinin ve tecrübelerin belirli bir sistem çerçevesinde yönetim kadrosuna aktarımıdır.

Deneyimli yöneticilerin kendilerinden daha az deneyimli, gelecek vadeden, şirkette önemli görevlere gelmesi beklenen çalışanların kişisel, kariyer ve mesleki gelişimlerine destek olmalarını sağlayan yapılandırılmış bir ilişkidir.

 

Mentör kimdir? 

Mentör; zamanını, bilgisini ve çabasını kendisinden daha az deneyimli bir kişinin (mentee) verimliliğini ve başarısını artırması yönünde çalışan kişidir. Rehber ve akıl hocası konumundadır. Başka bir deyişle kendi alanında uzman olmuş kişidir. İzlenmesi gereken stratejiler ve politikalarla ilgili öneride bulunur.

 

Profesyonel Koçluk Hizmeti kurumlara ne avantaj sağlıyor?

Koçluğun mentörlükten farklı olarak neyin, nasıl yapılması gerektiğini söylemek olmadığının altını çizen Naci Demiral, “Kişi kendisi karar verecektir ama önemli olan onu karar sürecine hazırlamak, hayatının sorumluluğunu kendi eline almasına yardımcı olmaktır” diyor. “Koçluk bir terapi süreci, danışmanlık, eğitmenlik ya da öğretmenlik değildir” diyen Demiral, Koçun farklı durumlarda, farklı kişilerle çalışırken tarzını, değiştirebilmesi, uyum sağlaması gerektiğini de ekliyor. Günümüz iş hayatında kurumların yöneticilerini “Liderlik Gelişim Programları” ile desteklediğini söyleyen Demiral, şirketlere yol göstermesi açısından bu programların içeriklerini şöyle aktardı; “Bu programların içinde bir koç gibi yaklaşmanın ve koçluk bakış açısının kazandırıldığı eğitimler sıklıkla yer alıyor. Kurumlar gelişim programlarının yanı sıra, yöneticilerine sağladığı bireysel koçluk desteği imkanları ile birlikte onlardan “Koçluk Yaklaşımıyla Liderlik” yapmalarını, bu nedenle de koçluk sürecinde kişinin kariyer gelişimine odaklanılarak yetkinliklerini artırabilmeleri için destek olunuyor”.

 

Profesyonel Koçluk Hizmetinin iş yaşamındaki amaçları;

– Çalışanların iş hayatlarındaki hedeflerini belirlemek

– Liderlik ve yöneticilik özelliklerini nasıl geliştirecekleri konusunda yol göstererek kurumsal anlamda verimliliğin artmasına destek olmak

– Çalışanın iş hayatı ve zorluklarının üstesinde gelebilmesini sağlamak

– Kendine olan güvenini arttırmak ve başarılı olacağına inancını kuvvetlendirerek kendini keşif yolculuğunda yeni bakış açıları edinmesini sağlamak

– Kişinin kendi kaynaklarını keşfetmesini ve geliştirmesini sağlamak

 

Mentörlük sisteminin amaçları ise;

– Kurumsal verimliliğin artırılması

– Kurum içinde yaşanan değişim ve gelişimin yönetilmesi

– Kurumda çözüm odaklı düşünme şeklinin yerleştirilmesi

– Liderlerin zor zamanları başarı ile yönetmesi

– Liderlerin yeni sorumluluklar almaya teşvik edilmesi

– Liderlerin yaratıcılıklarının gelişmesi

– Liderlerin yetkinliklerinin artırılması

– Liderlerin proaktif davranışı benimsemelerinin sağlanması

 

Sonuç olarak en ideal durum; sadece mentorluk veya sadece koçluk sisteminden yararlanmak yerine, her iki sistemin de güçlü olduğu alanlarından, gerektiği durumlarda ve ihtiyaca göre, birlikte yararlanmak olacaktır.

 

Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF Türkiye), hakkında bilgi için http://www.icfturkey.org/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

 

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIDA & İÇECEK

Gürok Grup’ta üst düzey atama

Yayın tarihi

-

Yazar:

Gürok Grup’un 2024 yılında tüketicilerle buluşturduğu, Türkiye’nin en yüksek magnezyum ve toplam mineral değerine sahip içecek ailesi AVOYA’nın Genel Müdürlük görevine Ümit Bayvas atandı.

Atamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Gürok Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat, şunları söyledi: “Ümit Bey’in hem global hem de yerel pazarlarda edindiği güçlü deneyimin, markamızın büyüme yolculuğuna değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. AVOYA ile tüketicilere doğal içeriklerle zenginleştirilmiş, yüksek mineral değerine sahip, yenilikçi bir içecek deneyimi sunuyoruz. Bu vizyonla daha geniş kitlelere ulaşma ve pazardaki konumumuzu daha da güçlendirme noktasında kendisine güvenimiz tam. Atamamızın hayırlı ve uğurlu olmasını diliyoruz.”

Birçok önde gelen küresel FMCG ve içecek şirketinde üst düzey yönetici olarak görev alan Ümit Bayvas, 30 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı ülkelerde büyük ölçekli ticari ve organizasyonel dönüşüm projelerine liderlik etti. Türkiye, Orta Doğu, Afrika ve Kuzey Amerika gibi geniş coğrafyalarda dağıtım sistemleri, satış yapılanmaları ve pazara giriş stratejilerinin oluşturulmasına öncülük eden Bayvas, son dönemde uluslararası FMCG şirketlerine danışmanlık yaparak ticari mükemmeliyet, pazar genişlemesi ve “route-to-market” stratejileri konularında önemli projelere imza attı.

Gürok Grup, geçen sene hızlı tüketim ürünleri sektörüne AVOYA ile önemli bir adım atarak tüketicilere yüksek magnezyum oranı ve doğal bileşenleriyle yenilikçi içecekler sunuyor. AVOYA, Türkiye’nin toplam mineral ve magnezyum değeri en yüksek maden suyu olarak fark yaratıyor. Sektörde bir ilki gerçekleştirerek meyve ve bitki özleri ile zenginleştirilmiş, tamamen doğal içerikli formüllerle tüketicilere sunuluyor. Bu yenilikçi yaklaşımla AVOYA hem maden suyu hem de mineralli gazlı içecek kategorisinde devrim yaratmayı hedefliyor.

Haberin Devamı

Haberler

Dicle Elektrik’ten Ekosisteme Sürdürülebilir Aydınlatma Çözümü

Yayın tarihi

-

Yazar:

Sokak ve cadde aydınlatmalarında öncü bir yeniliğe imza atan Dicle Elektrik, EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan “Makaralı Aydınlatma Direği” projesini titiz bir çalışmanın ardından başarıyla hayata geçirdi. Tasarruf sağlayan proje hakkında konuşan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, aydınlatma direklerinin yaygınlaşmasıyla elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması sağlanabileceğini ifade etti.

Hizmet bölgesinde bulunan 6 ilde çevre odaklı sürdürülebilir çalışmalara imza atan Dicle Elektrik, devrim niteliğinde kabul edilebilecek bir projesini daha tamamladı. Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezi mühendislerinin fikrinden doğan ve 18 aylık titiz bir çalışmanın ardından hayata geçirilen çevre ve çalışan dostu “Makaralı Aydınlatma Direği” projesi başarıyla tamamlandı.

Hem iş güvenliğine hem de çevre korumasına katkı
Makaralı Aydınlatma Direği projesinin, hem teknik hem de tasarım açısından aydınlatma sistemlerini iyileştirmek amacı taşıdığını belirten Dicle Elektrik Ar-Ge Direktörü Dr. Mustafa Çelikpençe, projenin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Çelikpençe, “Projemizle birlikte iş kazalarını azaltmak, zaman ve maliyet optimizasyonu sağlamak, personel iş yükünü hafifletmek ve aydınlatma sistemlerindeki sorunları hızlıca çözerek kullanıcı memnuniyetini artırmak hedefleniyor.

Yeni aydınlatma direklerimizden Diyarbakır Genel Müdürlük binamız önünde iki adet prototipi de sergiliyoruz. Bu yeni tasarım direkler, mevcut direklerin üzerine eklenen yeni bir konsol ile birlikte hareketli armatür mekanizmalarıyla donatıldı. Aydınlatmanın yanı sıra kamera, GSM, hoparlör gibi ekipmanlarla da entegre edilebilecek esneklikte tasarlanan direkler; hırsızlık benzeri olaylara maruz kalarak zarar görmesini engellemek için vandal kilit sistemi ile koruma altına alındı” diye konuştu.

“Karbon ayak izi yüzde 30’a varan oranda azalacak”
EPDK Ar-Ge Komisyonu tarafından onaylanan proje hakkında açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, projenin yaygınlaşması ile elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağını, böylece her 100 kilometrede yüzde 30’a varan bir karbon ayak izi azalması beklendiğini ifade etti. Arvas, Dicle Elektrik olarak elektrik dağıtım sektöründe sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlerle kamuoyunun huzuruna çıkmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Ar-Ge çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ar-Ge Merkezi açma izni alan ilk elektrik dağıtım şirketi olduk. Patent portföyümüzü genişletiyor olmaktan memnuniyet duymakla birlikte bu projenin çalışan güvenliğine yönelik olması ayrıca gurur verici. Bu kritik aşamanın ardından patent süreçlerine de başladık. Projenin tüm süreçlerinde emeği geçen Dicle Ar-Ge Merkezi çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.” diye konuştu.

 

Haberin Devamı

Haberler

Türk Loydu, klaslamanın en önemli kuruluşu IACS’ın 12. üyesi oldu

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türk Loydu, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS’ın 12. üyesi olarak kabul edildi. Uluslararası Klaslama Kuruluşları Birliği (IACS) üyeliği, uluslararası deniz emniyeti, çevre koruma ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlarda Türk Loydu’nun etkisini artırarak, Türk denizcilik sektörünün uluslararası düzeyde daha fazla söz sahibi olmasına katkı sağlayacak.

1930’lara dayanan çalışmalarıyla resmi olarak 11 Eylül 1968 yılında kurulan, güvenli gemilere ve temiz denizlere adanmış olmanın yanı sıra, Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün danışmanı statüsünde uluslararası bir kuruluş olan IACS; teknik destek, uyumluluk doğrulaması, araştırma ve geliştirme yoluyla deniz güvenliği ve düzenlemelerine benzersiz bir katkı sağlıyor. Dünyanın kargo taşıma tonajının %90’ından fazlası, IACS üyelerinin belirlediği sınıflandırma, inşaat ve ömür boyu uyumluluk kuralları ve standartları kapsamında yer alıyor. 2001 yılında SWEDAC’tan ISO 17021 standardına göre akreditasyon alarak bu kapsamda akredite edilen ilk ulusal kuruluş olan Türk Loydu Vakfı, 2006’ya gelindiğinde Paris Mou Yüksek Performans Listesi’nde ilk kez yer alan ve Avrupa Birliği’nden onaylanmış kuruluş olarak tescil ediliyor. 2011 yılında da küresel klaslama pazarının en önemli kuruluşu olan IACS tarafından klas kuruluşu statüsü ile tescil edilen Türk Loydu, günümüzde resmi olarak IACS üyeliğine hak kazanarak, birliğin 12. üyesi oluyor.

Konuyla ilgili olarak Türk Loydu tarafından, “Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük onur!” başlığıyla servis edilen açıklamada, şu ifadeler kullanılıyor: “Günümüzde Türk Loydu, denizcilik sektörü başta olmak üzere enerjiden imalata, savunma sanayiinden lojistiğe kadar tüm sektörlerde; klaslama, denetim, kalite yönetim ve ileri mühendislik gibi birçok alanda hizmet veriyor. Çok sayıda bilimsel ve teknik konferanslarda yer almanın yanı sıra aynı zamanda eğitimler veriyor, çok sayıda öğrenciye burs desteği sağlıyor. 1962 yılında Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulan Türk Loydu bugüne kadar yaklaşık 3000 adet geminin klaslama hizmetinin yanı sıra, Türkiye ekonomisinin can damarı olan dünyaya mal olmuş projelere de imza atıyor. 61 yıllık tarihinde altmış biri aşkın dev proje, Türk Loydu’nun da imzası ve çalışmalarıyla hayata geçti. İstanbul Havalimanı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Yüksek Hızlı Tren, TCG Anadolu Gemisi, Nene Hatun Sondaj Gemisi, Rize-Artvin Havalimanı, birçok futbol stadyumu bunlardan sadece birkaçıdır. Klaslama, yasal sertifikasyon, test, muayene, belgelendirme ve onaylanmış kuruluş hizmetlerini 2017 yılından itibaren Türk Loydu Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri A.Ş. bünyesinde yerine getiren Türk Loydu Vakfı, fiziki alanlarının yeterliliği ve gelişmeye açık oluşu ile büyüme yolunda hızla ilerliyor. Türk Loydu, Türkiye’nin milli kuruluşudur. Yetkisi olan alanlar hemen hemen Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan sektörlerin tamamını içermektedir ve IACS üyeliğimiz ile büyümenin, gelişmenin ve ülkemize katkı sağlamanın faydası ve gururu 100. yılında Türkiye Cumhuriyeti’nindir.”

Haberin Devamı

Trendler